VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (2 votes cast)
Bir şeyler oluyor çevremde yazmıyorum yazamıyorum ki ondandır blogun tarih olarak ara ara geri kalışı,Aslında District 9 ve Paranormal Activity filmlerini izledikten sonra yazacaktım ancak sözlüklerde dolaşırken rastladığım London hakkında da bir kaç laf etmek istedim.London’ı izleme sebebim Jason Statham’in performansını merak etmem ve “imdb’deki 6.5 az daha fazlasını hak ediyor.” yorumlarıydı.Dediğim gibi 2005 yılı vizyona giren bu film 8.400 kişinin oylaması ile 6.5 ortalama tutturmuş ki,şunu da yeri gelmişken anlatmakta fayda var; IMDB filmlerin puanlarını yayınlarken “kullanıcı oy toplamları/toplam oy kullanan kullanıcı” sayısı formülüne göre iş yapmıyor,20 kişinin tam 10 puan verdiği bir filme başka bir kullanıcı 1 veriyorsa filmin ortalaması kullanıcı ağırlık kat sayısı tarzı eylemlere göre 5.2 veya 7.1 olabiliyor,bu yüzden filmleri de IMDB notları ile yargılayıp uzak durmak veya izlemek çok da mantıklı değil.

London Movie Poster
Filmin adı Jessica Biel‘in filmdeki karakter adından geliyor,yoksa Londra’nın puslu havasında geçen bir diyalog filmi değil,ancak bir tuvalet ve balkon diyalogları filmi olduğunu da söylemek gerek.Filmdeki 5-6 flashback hariç mekanlar çok sabit,bu tarz aksiyonlardan hoşlanmayanlar için iyi bir açı değil ancak çok da insanı yorduğunu söyleyemeyeceğim.Jessica Biel‘i sevmeyen biri için bile izlenilebilir bir film(ben pek haz etmem kendisinden.) ancak Jason Statham‘i de çekemem diyenler için pek zamanı devam ettirecek bir film değil,genelde diyaloglar Jason Statham ve Chris Evans arasında geçiyor,flashbackler de bu ikiliye ait.

statham ve evans
Ayrıca bu film için Statham’a saç ekmişler(peruk) bunu daha evvelde yapmışlardı ama ben statham’in kel olduğunu bildiğimden veya alıştığımdan mıdır nedir filmdeki peruk başarılı dahi olsa sürekli gözüme takıldı olmadı olamadı gözümde duruşu.

Evans ve Biel
Film hakkındaki detaylara girecek olursak;92 dakika uzunluğunda,Hunter Richards tarafından yönetmenliği yapılmış ve başrollerinde Chris Evans,Jessica Biel ve Jason Statham bulunmakta ayrıca ara rollerde tanıdık isimlerden Isla Fisher var.Montréal World Film Festival’ de ise 2005 yılında bir 3.lük elde etmiş.
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 10 ay önce 19:36. Yorum Ekle
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
Bu ara çevirmenler pek müsait değil,en azından dizilerin orjinal altyazıları hala divxplanet‘e veya tam zamanında ekleniyor,pazartesi yayınlanan Gossip Girl 3.sezon 4.bölümü hala çevrilmeye başlanmadı bile,sebep olarak sanırım çevirmenlerinin çok meşgul olması gösterilmiş.Ben orjinal altyazı ile izledim çok da bir fark olmuyor aslında zaten divxplanet de veya başka bir yerde çevirileri yapanlar yeterince başarılı işlere imza attıklarından insan Türkçe altyazılarda olmamış diyemiyor.Ayrıca bulaştığımdan tek başına yapılması oldukça zahmetli bir iş olduğunu da söylemeliyim,Gossip Girl 3×4′ü izleyemeyenler için hızlı bir çeviri için siteye koyayım istedim ama bir saat kadar önce başladığım bu işte 5 küsürüncü dakikalarda kaldığımı belirtmekte yarar var,en azından yarın alt yazıyı tamamlamayı umuyorum.Divxplanet çevirmenleri kadar nokta atışı bir ürün beklememenizi söyleyebilirim,hiç yoktan iyidir deneyimlerinizden biri olarak farzedin.En azından 5 dakika 5 dakikadır diye bekleyenler için kalan 34 dakikası ingilizce devam eden altyazıyı ekledim indirebilirsiniz.Yarın da tamamı bitirilmiş hali ile linkleri değiştirmeyi umuyorum,şimdilik biraz uykusuzum..
edit:geçmek gerekirse yeterince anlaşılır gayet amatör bir çeviri oldu,kontrolleri de yapmadım,idiomlar harici hata noksan olduğunu da pek sanmıyorum,en azından çevirmenlerden gelecek altyazılara kadar hevesinizi giderebilir,iyi seyirler.
edit:divxplanet’de de çeviri an itibari ile tamamlanmış durumda.ben bakmadım ama daha iyi bir altyazı için siteyi ziyaret edebilirsiniz.
Gossip Girl sezon 3 bölüm 4 -
Dan De Fleurette – Türkçe Altyazı
(00.45-’den sonuna kadar,çeviri bitti)
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 11 ay önce 00:01. Yorum Ekle
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (2 votes cast)
Türkçe meali Pete ve Pete’in maceraları.Bu dizi yaklaşık 10 sene belki daha fazla zaman önce Nickelodeon‘da yayınlanırdı,akşama doğru Clarissa biter nick kapanma reklamını girip Discovery Channel ile devam edeceği ortak yayınına geçmeden önce 18.00 civarı pete ve pete ekranlarda olurdu.

Polaris - Hey Sandy
Polaris adlı gruptan “Hey Sandy” adlı parça ile açılırdı dizinin introsu,(videoya bu linkten ulaşabilirsiniz.)introdaki karakter tanımlarında mom’s plate(annenin vakti ile bir kaza sonucu kafasına yerleştirilen metal plaka – dizide ara ara konuya dahil olurdu.) ve Küçük Pete’in kolundaki Petunia dövmesi de mevcuttu.

introdan görüntüler
1993 Kasımında ortaya çıkan Pete ve Pete’in IMDB notuda nostaljk değeri kadar yüksek,2.714 kişinin verdiği oylar sonucu dizi ben bu yazıyı yazarken 10/9.2 gibi yüksek bir ortalama tutturmuştu,Büyük Pete Michael C. Maronna tarafından canlandırılırken,ufak olan Pete ise Danny Tamberelli tarafından hayat bulmuştu.Aynı zamanda dizi Michelle Trachtenberg‘in ekranlarda ilk göründüğü yapımlardan biridir.Steve Buscemi ve Iggy Pop gibi konuk oyuncuları ile de her daim sıradışı bir görünüm çizen diziden aklımda kalan birde her markanın krebstar olmasıydı.Krebstar dizi senarist ekibi tarafından uydurulan ve genelde piyasadaki markalar ile dalga geçilmek için kullanılan bir ara malzemeydi.

intro
Bu yazıyı yazma sebebim ise geçenlerde Pete ve Pete’in tüm bölümlerini bulabilmiş olmam,ilk bölümünü indirdikten sonra izledim(Dizi için herhangi bir dilde altyazı mevcut değil.Orjinal dil ingilizce.) Diziyi izlemeden önce aklımda sadece Peteler,anne,az çok baba,nona,ellen kalmıştı ama ilk bölümde her ne kadar karakter çok da az olsa Artie,otobüs şöförü stu,pete’in sınıf arkadaşları gibi pek çok karakteri gördükçe kafamda birer birer ampüllerin yandığını orada olan herhangi biri görebilirdi,en son monitöre sırıtarak baktığımı hatırlıyorum.

introdan devam
Dizinin ilerleyen bölümlerinde karakter sayısı daha artmıştı,koltuk altı lekesi Fran(ter bezleri aşırı çalıştığı için bu ismi takmışlardı.),denetçi 34,Monica,Teddy ve daha bir çok yeni isim.Ama daha başlara baktığımız zaman Büyük Pete’in 1977,ufaklığın ise pek de ufaklık olmadığı 1982 doğumlu olduğunu görüyoruz,Dizi sona erdikten sonra Büyük Pete kendini okula ve bir kaç filme bir bölümlük de Gilmore Girls‘e verdikten sonra 2004 yılında gözlerden kaybolmuş,ufak Pete ise 2005′e kadar Nick çatısı altında kalmaya devam etmiş ve All That‘de sonuna kadar ilerlemiş son 4 senedir de kendisinden bir film veya dizi şeklinde bir haber alınamamış,ancak 2006′da Wendy’s(fast food zinciri) reklamlarında oynamış.

intro
3 sezon kadar devam eden Pete ve Pete’in maceraları günümüzde bir TV kanalında yayınlanmıyor,internette de orjinal dildeki 3 sezonu bulunabilir,ancak orjinal dilde dahi alt yazısı olmaması altyazıyı çevirecek olanları düşündürdüğünden pek yanaşanı da yok,3 sezonluk macerasında Pete ve Pete CableACE adı altında 1995 yılında yapımcısı ve yazarlarına bir de ödül getirmiş.Dizinin bölümlerine ait veriye ulaşamayanlar yorum vasıtası ile bana ulaşabilirler.Tekrar görüşmek üzere..
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: +2 (from 2 votes)
Yayınlanma: 11 ay, 2 hafta önce 22:42. 6 yorumlar
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 8.5/10 (2 votes cast)
Staj vs dolayısı ile blogu bir süredir güncelleyemedim,tekrar Eylül sonuna doğru yeni konuları yazmaya devam edeceğim,Gün itibari ile de Adobe Robohelp’e giriş yaptım yakında program hakkında detaylı incelemeyi de burada yapacağım o vakte kadar görüşmek üzere..
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 1 yıl önce 19:44. Yorum Ekle
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
Boş vakit dizidir&filmdir benim için eğer yanlızsam,bu boş vaktit enflasyonunda yıllar evvel Lost‘a başlamıştım.Konuşacak insan yoktu o dönem hatch var,jack var,kate’de ne yapsın şeklinde.Belli ki insanlar mütemadiyen daha bir doluymuş benden.Pek çok dizide aynı yanlızlığı yaşamışlığım oldu,neyseki sonra bir akımdır herkes her diziyi izler olmuş ne güzel şeymiş boş vakitlerine kavuşmuş biri için reviewlere sağdan soldan bakmak falan,zaten dünyanın aksine spoiler seven biri olarak bugün izleyeceğim dizi hakkında pek çok bilgiye eriştim ve gün itibari ile The Mentalist‘e de başlamış olduk,henüz başlarda olduğumdan ahkam kesecek durumda değilim ne yazık ki.

The Mentalist
Ne diyorduk dizi&film..Çocukluğumun en büyük olayı G.I. JOE vizyona girmeden pek heyecanlandırmıştı beni,ne de olsa joelar çocukluğumuzun en ekşın içeren en bizi bizden alan çizgi filmdi,Storm shadow’un oyuncağını özellikle belirterek koca bir manga GI JOE askerini hala saklarım,barracuda’lar bir ton aparat ile kutuda da dursalar filme gitmeme yetecek de artacak kadar sebep oluşturuyorlardı.Fragmanlar uzun zaman evvel verildiğinde de güzel bir yapıma benziyordu hatta Dennis Quaid hakkaten ne kadar da General Hawk‘a benzemiş demiş heyecanlanmıştım.
Neticeye bakarsak Seans uymadığı için istediği filme gidememenin verdiği hüzün ile vakit geçirmek için GI Joe’ya girmiş bulunduk.Film başlarken en azından çizgi film ile paraleldir diye umsamda karakterler az çok çizgi filmdekine benzer ve isimleri dışında görevleri hatta birlikleri bile farklı mevzu çizgi filme benzer ama benim Brad Pitt ile olan yadsınamaz benzerliğim kadar.. Daha da bir benzerliği yok.Ayrıca Film kesinlikle belli bir yaş üzerine hitap etmiyor 13 yaş üzeri için sıkıcı bir 120 dakika salonlarda beklemekte,her sahne ekşın,her sahne teknolojik..Bravo..Zaten 90ların başında televizyondan GI Joe izlerken sırtından roket atan adamalara,uçan kaçan ninjalara,şekilli jetlere alışmıştıkta o karakterlerin hepsinin belli bir karizması,nüktedan tavırları vardı,filmde öküzden beter bir Duke,yavşak diye nitelendirilebilecek bir Ripcord var, tek memnun kaldığım karakter Storm Shadow oldu.Çok mu abartıyorum diye youtube’dan eski bir GI Joe bölümünü aradım ve izledim hiç de abartmamışım bir salon dolusu koca adam boşuna uyumuyor anlayacağınız.IMDB‘de 10/6.1 ile hakettiğinin çok daha üzerinde bir not almış filmimiz..Yapımcılara bu filmden çıkarılacak dersler şeklinde ; Channing Tatum‘a bir başka filmde şans vermemek ve 40′ına merdiven dayamış Marlon Wayans‘dan yeni bir Chris Tucker yaratma girişimine son vermek,”mümkünse kendisi kardeşleri ile sadece absürd film senaryoları yazmaya devam etsin” şeklinde uzun bir liste verebiliriz..

GI Joe olmamış..
GI Joe fiyaskosundan sonra Hangover ve A lot like love‘ı izleyerek oh çekmiş bulundum,her iki filmde vizyonda bulunmasada ikincisi “aşk gibi bir şey” şeklinde Türkçe’ye çevrilmiş olsa gerek.Diğer film ise 2 hafta kadar önce vizyondaydı ve “Felekten bir gece” gibi çevirmenlik katliamına kurban giden filmlerden biri olarak pek yakında dvd reyonlarında yerini alacaktır diye düşünüyorum.Yakında yine güzel bir arşiv derlemesi yapıp yayınlamayı düşünüyorum o vakte kadar hoşçakalın..
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 1 yıl önce 22:11. Yorum Ekle
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

FF Logo
Tahmin edemeyeceğim bir şekilde gün itibari ile anlık bir kararla Friendfeed hesabımı kapattım.Yardım sekmesinden sık sorulan sorular ve son olarak hesabımı kalıcı olarak nasıl silebilirim öğesini bulduktan sonra sizde aynı işlemi verilen url’den gerçekleştirebilirsiniz.Vakti ile sıkıcı gelmiş ancak getirdiği ziyaretçi sayısı ve listeleme açısından kapatmamıştım ancak blogundan para kazanan veya ff’den gelecek ziyaretçiye muhtaç biri olmadığımdan öeh diyerek kapattığım ff’den bir kaç önemli not aktarayım:
**Öncelikle ff’de işsiz veya yeteneksiz bir insan yok,tembel hiç yok,tipsiz veya çirkinde yok.İnsanlar eğer işsiz ve vasıfsız ise freelance çalıştığını iddaa ediyor,çirkin ve tembel ise kedi resmi koyarak var olmaya çalışıyorlar tam bir doğal seleksiyon var ff’de.
**Eğer 50 yaşın üzerinde sıradan bir insansanız buna üzülmenize gerek yok,ff’de üstadım,mirim tarzı konuşmalar ile belli bir şekilde kendinizi tatmin edebilirsiniz.Aynı şekilde aşırı ırkçı veya homofobik olduğunuzu da bol küfürlü bir giri ile belirtebilir buna karşı olan 50 yaş üstü kesim bayan veya bay ağızlarını mirim,üstatlardan çıkarıp küfürler ile bezeyerek sizi şaşırtabilir.
**İnsanların arasına nifak sokan ve kendini medya patronu olarak adlandıran insanlar var ff’de,iki yüzlülüğü alenen göreceğim diyorsanız bu kişiyi de takip etmelisiniz diyebilirim.
**Okuduğum için hakkında detaylı bilgiye sahip olduğum bölümüm Bilgisayar Mühendisliğini yeni kazanmış veya 1.sınıfta tekrar eden gençler var ff’de 5-10 kadar bu kişilerde aslında zaten algoritma şeklinde doğup,inputlar ile beslendiklerini iddaa ediyorlar,öss sonuçları açıklandıktan sonraki gün .net’e b*k atan hazırlık öğrencisi gördüm.
**Günübirlik siyasi ve erotik kavga var ff’de.Aynı kavgada birbirlerine hakaret eden insanlar ayın belli bir günü yapılan likemind atraksiyonlarında yanyana kahve içip poz veriyorlar şaşırmayın.
**Kısaca özetlemek gerekirse genel itibari ile bu kavgaların veya ikiyüzlülüklerin içinde ne bulundum nede bu sebeplerden canım yandı ff’de..keçiboynuzu misali 2gr şeker için feedler arasında gezerken bu olanların hepsi ile hergün karşılaşmak mümkün daha evvelden anlattığım hide ve block çoğu zaman etkili ancak koca bir sayfa hide ettiğinizde yuh be diyebiliyorsunuz kendi kendinize..Zamanla göre göre mideniz bulanıyor bu kategorideki insanları..ben 6 aya yakın katlandığım ve harcadığım zamana acıdım..daha evvelden tavsiye ettiğim ff’den uzak durmanızı yazının tarihi itibari ile yeniliyorum..Fakat bazı sağda solda görebileceğiniz insanların ne derece basit ve “hide” derecesinde insanlar olduğunu görebilmek için kısa bir tur atabilirsiniz.Arada Sertap Erener’in egosunu tatmin ettiği postlar var bunlara da şaşırmayın..Yani insanlar klavyeleri ardında,en beğendikleri pozları ile karşınızda gerçek hayatta olamadıkları pek çok şey olduklarını iddaa ediyorlar,olmadıklarını kanıtlamak için çırpınan hatta başaranlar da oldu,nitekim insanlar çamura yattılar,hafiften ekipleşme olduğu için hoşlarına gitmeyen mevzuları kapatma veya zeytin yağı olma durumu da yoğun insanlarda..kesinlikle sağlıklı ve normal bir kafanın uzak durması gereken bir mecra ff..
**Tekrar etmek gerekirse;bunların tamamı gözlem,zaten birebir tartışmaya girecek veya bu insanları az çok tanıdıktan sonra yakınen muhattap olacak kadar problemli değilim..

VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 1 yıl, 1 ay önce 22:45. 1 Yorum
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (2 votes cast)
Uyumam gerek ama uyuyamıyorum,bu noktada geçen günlerden aldığım bir penguen‘i okumaya başladım,Sezyum‘un köşesini okuyordum.Yine aynı köşeden öğrendiğim Isaac Asimov‘un kısa bir öyküsü olan The Last Question‘ı okumaya başladım.Isaac Asimov bilim kurgu sevenlerin yakından tanıyacağı bir isim olsa gerek,kendisi 1992′de AIDS sebebi ile ölmüş,AIDS’e yakalanma sebebi ise 1983 yılında geçirdiği ameliyat sırasında verilen kan.

Isaac Asimov
Bilim-kurgu sever olun yada olmayın The Last Question,çekici ve bir o kadar da ilham verici bir öykü,okurken bile aklıma pek çok senaryo geldiğini söyleyebilirim.Bu kısa öykü 3 kısımdan oluşuyor insanlığın giriş gelişme ve sonucu olarak da niteleyebiliriz ancak biraz daha içiçe olduğunu okuyunca göreceksiniz.AC(analog computer)’lardan gelen hikayenin ana repliği “insufficient data for meaningful answer” yada “anlamlı cevap için yeterli veri yok” demek yanlış olmaz.

The Last Question
Kısa öyküyü merak ettiyseniz ve illa da orjinal dilde okuyacağım diyorsanız : The Last Question – English ve yine de Türkçe çevirisi vardır bunun diyenlerdenseniz : Bölüm 1 – Bölüm 2 – Bölüm 3 adreslerinden Müjde Dural‘ın çevirisi ile okuyabilirsiniz.
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 1 yıl, 1 ay önce 03:56. Yorum Ekle
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (3 votes cast)
Bu aralar tarihin en yanlız dönemlerini yaşıyorum,ailem tatilde,kız arkadaşım 3 ay boyunca Hollanda’da,en iyi arkadaşlarım da erasmus vesilesi ile hepsi Türkiye dışına çıktı,iyidir hoştur Erasmus denilen durum ancak tanıdığım herkesin aynı anda bu vesile ile karasularından uzaklaşması beni yanlız bırakıyor..Bunca yanlızlık ve Home Alone durumu içinde geçen haftadan bu yana sinema ve diziler arası gidip geldim.

Ice Age 3
Öncelikle Buz Devri 3 3d,Teklif(Proposal) ve I Love You Man’e gittik,daha sonra ise kız arkadaşım için indirdiğim Gossip Girl’ün 2 sezonunu da izleyip bitirdim.Ice Age 3 ‘den başlayacak olursak,vizyona 3d gelen bir film olursa muhakkak 3d gitmek istememden ötürü bunu da aynı şekilde izleyelim dedik,Monsters vs Aliens hatta My Bloody Valentine ile kıyas yapılacaksa 3D bakımından vasat bir film,boşuna 3d için kasmaya gerek yok,zoraki bir boyut çalışması olmuş ve bilindiği üzere gözlükler parlak renkler ile pek barışık değil,buda ice age ile pek uyumlu olmamış,film her zaman olduğu gibi neşeli ve keyifli ilk 2 filmden herhangi birini beğendiyseniz bunu da aynı oranda seveceğiniz kesin.Ama 3D diye ısrarcı olmaya gerçekten gerek yok..IMDB puani 10/7.4

I Love You Man
I love you man,Abimin ısrarları üzerine izlediğim bir film oldu,değdiğini söyleyeblirim,How i met your mother’dan tanıdığımız (Marshall) Jason Segel başrolde,çerezlik ancak güzel bir romantik komedi denilebilir..Filmde kendini canlandıran Lou Ferrigno ise gerçekten 1996-97 yılları arasında Tv’de Hulk’ı canlandırmış bir aktör,Daha önce Forgetting Sarah Marshall’da rol alan Paul Rudd ise Jason Segel ile yeni bir Owen Wilson & Ben Stiller ikilisi yaratırlarmı bilinmez ancak kendisi Jack Nicholson,Reese Witherspoon ve Owen Wilson ile aynı filmde de rol almış,kış sezonunda vizyonda olacağını düşünüyorum,henüz belli değil.Film IMDB’de 10/7.8 puanda.

Teklif
Sandra Bullock yaşlanmadan bir romantik komedide daha rol almalıyım diyerek,aynı dertten müzdarip Scarlett Johansson ile evlenip beni şaşırtan aktör Ryan Reynolds ile kamera karşısına geçmiş ve Teklif ortaya çıkmış,açıkcası iki oyuncuyu da pek severim.Definitely, Maybe filmini pek beğendiğim Ryan abi – ki kendisi X-Men Origins: Wolverine’de deadpool(wade wilson)’a hayat vermişti,aynı origin serisinde şimdi deadpool adında bir filmde daha aynı çizgi karakteri canlandıracak.- Sandra Bullock ile iyi bir ikili oluşturmuş,filmdeki manzalar ve espriler hoş,romantik komedi sevenler için keyifli vakit geçirilebilecek bir film,Duygusuz patron Sandra Bullock ile idealist ve bunun için çok çalışan genç yazar Ryan Reynolds’ın yolları mecburen kesişir ve klişe olarak film gelişir,aşk meşk,tebessüm şeklinde ilerler..Film IMDB’de 10/7.2 puanda.

Gossip Girl
Kız arkadaşım Hollanda’ya gitmeden evvel benden rica etti ve henüz ikinci sezonu olan Gossip Girl’ü kendisine verdim,Genelde kızların izlediği ama netteki yorumlarda erkeklerinde gizliden göz attığı bir dizi diyebilirim Gossip Girl için,Kız arkadaşım dizi henüz çıkmamışken kitaplarını okuyup pek beğendiğini söylesede pek oralı olmamışım,geçen 4 gün içinde 2 sezonun tamamını izledim.Dizi klasik gençlik dizisi,pek eksisi artısı yok.Oyunculardan ise gelecekte daha çok göreceğimiz(en azından düzgün işlerde) en öne çıkan karakter Chuck Bass ile Ed Westwick.Vakti ile Pete and Pete’den tanıdığımız daha sonra Buffy’de de rastladığımız acilen evlenip yeni bir soy isim edinmesini istediğimiz Michelle Trachtenberg de dizide arz-ı endam etmekte.

Ed Westwick & Michelle Trachtenberg
Gossip Girl hakkında söyleyebileceğim bazı şeylere yakında değineceğim hikayeyin biraz daha ilerlemesi gerekli bunlar için,sezon 2′nin son bölümlerinde 30saniye kadar da olsa No Doubt grubunu gördüğümü de ekleyeyim,3.sezon itibari ile birşeyler daha yazmak istiyorum ama vakti ile Dawson’s Creek izlemiş memnun kalmışsanız ve Joey karakteri de bir benle olmadı diyenlerdenseniz Gossip Girl izleyin,o konuda dananın kuyruğunun koptuğu yerdir.Dizinin IMDB puani 10/8.
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 1 yıl, 2 ay önce 17:38. Yorum Ekle
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
Friendfeed’de fikir fışkırması yaşanan dönemlerde ortaya çıkmıştı diye hatırlıyorum Her Gün Biri’nin çıkış aşamasını,yorumlardan birinde her gün birimiz yazsak tarzı bir fikir ortaya atılmış daha sonra da gerçekleştirilmişti,aynı dönem açılan www.hergunbiri.com adresinden yayın yapan “çok yazarlı blog” hergünbiri’ye kaydımı ilk günden yaptırmıştım.

hergünbiri.com
25 haziran günü yazımı yazacak ve yollayacaktım.Ne de olsa 25 haziran yaz tatilim,staj önce boş aram gibi gözüksede pek de beklediğim huzur ve yatış içerisinde geçmeyen günlere gebe olduğunu o günlerden görmememiştim.Yinede Her gün biri’den bana hatırlatma maili geldi ve bir şeyler yazmak durumunda olduğumu düşündüm,kendi blogum için uzun zamandır ertelediğim Ea Battlefield Heroes incelemesini yazdım HerGünBiri’de,genelde siyasi veya felsefi yazılar yazılmış veya az çok iç dökülmüş diğer bloggerlar tarafından,ilk başta şüphe etsemde yazımın sırıtacağından,şimdi pek hoşuma gittiğini söyleyebilirim,Her gün biri’deki çok sesliliğe uyumlu olduğunu düşünüyorum,yazıyı okumak isteyenler http://www.hergunbiri.com/ea-battlefield-heroes-ile-geliyor/ adresini kullanabilir.
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 1 yıl, 2 ay önce 11:58. Yorum Ekle
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
Facebook’ta gruplar var,Heath Ledger‘ın oynamış olduğu joker gelmiş geçmiş en iyidir gibilerinden,elbette filmi izledikten sonra vay vay vay demiş bireylerden biri olarak kısmen katılıyorum,ama be arkadaş 90′ların sonunda doğup Jack Nicholson abimin performansını izlemeden hem üye olup hem neden yorum yaparsın?Gidin muhattap olmamak şartı ile yorumları okuyun çok eğleneceksiniz.Tabi 3 Oscar aldıktan sonra Jack Abinin umrumudur kim daha iyi tartışmaları bilemem,keza Heath hazretleride mezarında “çok iyi oynadım lan hakkatten..” demiyordur.Benim bildiğim ilk Joker tarihte Jack Nicholson‘dır,pekde severek izlemiştim 89 yapımı Batman‘i.

vesikalık Robin-1966
Daha sonraki seriler beni pek de tatmin etmemişti zaten,Batman Begins‘e de sinemada gitmeyişimin sebebi artık cılkı çıktı demiş olmamdı nitekim yanılmışız,Dark Knight‘da seven sevmeyen baya ağzı açık oturuyordu salonda..Bunlara bende dahildim üstelik Heat Ledger’ın ölümü ve performansı da filmi izlemek için sebepler arasında yer alıyordu pek çoğu için..

Tarihteki ilk Joker'den girelim mevzuya
Nitekim benim bilmem ile Jack Abi kayıtlardaki ilk Joker olmuyor,IMDB kayıtlarına göre ilk Joker’i Cesar Romero canlandırmış.1907′de dünyaya gözlerini açan Cesar Romero,1994 yılında zatürreden aramızdan ayrılıyor. Aynı zamanda oyuncu 1960 yapımı ilk versiyon ocean’s eleven’da Duke karakterine can vererek,bilinen ilk Duke oluyor,bilgi gereksiz olduğu kadar da değersiz görüldüğü üzre.Kendisi hem televizyondaki hemde beyazperdedeki bilinen ilk Joker olma şansını 1966 yılında çekilen Batman filmine borçlu akabinde hemen hemen aynı kadro Tv dizisi için kolları sıvayıp 120 bölümlük bir Batman daha sahneliyorlar.

1966 yılındaki cast'den oyuncular
1966 yılında hayata geçirilen bu projedeki oyunculardan Adam West Batman‘e hayat vermiştir,ancak Bilinen ilk Batman 1943 yılındaki performansı ile Lewis Wilson‘dır. Burt Ward ise Dick Grayson yani bizim bildiğimiz adı ile Robin karakterini canlandırmıştı.

Batman ve Robin -1966-
Ancak 1966 ve 1968 yılları arasında Televizyonda 120 bölüm ile fırtına gibi esen Batman’i sevmek için bir başka neden daha var,o da senaristleri.Günümüzde hala yönetmenlerin,yapımcıların hala üzerlerinden ekmek yedikleri karakterlerin yaratıcıları veya sahnede ilk kez hayat bulmasını sağlayan kişiler.1966′daki diziden çıkan karakterlere baktığımızda meşhur penguin,komiser james gordon,joker,catwoman,egghead,mr.freeze‘i görebiliyoruz.Bildiğiniz üzere daha sonra bu karakterleri Danny DeVito,Arnold Schwarzenegger,Jack Nicholson,Heath Ledger,Gary Oldman gibi pek çok meşhur yıldız canlandırdı.

Mr.Freeze 1966'dan Arnold'a..
Yine bu ilklerin yaşandığı setlerde Batmobile de unutulmamıştı elbette,ancak günümüzdeki hırpani görüntüsünün yanı sıra eskiden daha bir klasik seven batman olduğunu görüyoruz,zırh veya bıçaklı jantlar o devirde hak getire konumunda olduğundan,alaşım jant ve kubbe cam batman’in tercihi olmuş.

Yazlık Batmobile 66'

Batmobil 66'
Yıllar sonra çizgi romanı,dizisi ve filmi ile fenomen olacak bu filmde-ki o dönemde popülaritesi gayet yüksek imiş- zamanla kendi karakterlerini ve yan filmlerini piyasaya çıkardı,sanırım yakında batman içinde originler çekimeye başlanacaktır.

66'nın deli cast ekibi

Robin'in ciddi aşamalar kat etmesi gereken yıllar

Kuaförden yeni çıktığı pek belli olan catwoman
Birde bu hafta izlediğim filmlerden romantik komedi sevenler için Definitely Maybe adlı filmi öneriyorum,başrollerinde Ryan Reynolds,Abigail Breslin,Elizabeth Banks,Isla Fisher,Rachel Weisz ve Kevin Kline gibi oyuncuların rol adığı film 2008 yapımı,çerezlik namına güzel vakit geçirebilirsiniz,yine başrollerinde Kate Hudson ve Anne Hathaway‘in rol aldığı Bride Wars‘da aynı ayarda bir komedi filmi,vakit geçirmek için izlenebilir.
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 1 yıl, 2 ay önce 00:12. Yorum Ekle