You are currently browsing the Sinema/Tiyatro category.
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
Bu ara yeni yıldı ıvırdı zıvırdı derken vakit hızlı geçti,avatar&yahşi batı hakkında nette zibil gibi yazı olduğundan pek de bir şeyler karalayasım gelmedi,onun yerinde evde geceleri attığımız filmlerden gideyim istedim..Bu ara South Park’a ilk sezondan yeniden sardım,toplamda 13 sezon ile hala devam eden çizgi filmin ilk sezonları da dönemin şartlarına taş attığından izlemesi ayrı zevkli.Henüz 3′ü yeni bitirsemde eski bölümler pek çok şeyi hatırlatıyor,cadılar bayramında Korn’un konuk olduğu bir bölüm var,head ise hala grupta o dönemler,Mr. Garrison henüz makyaj yapmamış kendi ile çelişiyor,pek çok soru işareti mevcut,ayrıca rally oyununu oynayanlar izledikçe “haaa” sesini de çıkartacak vakti ile dikkat çekmeyen pek çok diyalog 2. izleyişte gülme sebebi oluyor,yoğun şekilde tavsiye ediyorum.

south park
Bunların dışında eski filmlerden hudson hawk’a henüz sıra gelmesede pek bir merakla onu da izlemeyi bekliyorum.Abimin Dünya Savaşları ve model uçak tutkusu sebebi ile edindiğimiz Bismarck belgeseli de şu sıralar gösterimde olan Avatar’ın yönetmeni James Cameron‘ın elinden çıkmış.Belgeselin IMDB puanı 7.5,92 dakika uzunluğunda ve bismarck’ın yaşayan 2 mürettebatının konuşması ile açılıyor,devamında da titanic’in de enkazını bulan robert ballard’ın yerini belirlediği batığa dalış gerçekleşiyor,aslında bismarck’ın İngilizler tarafından değil almanların bizzat kendi tarafından batırıldığına dikkat çekiliyor.

Bismarck
Kısaca konuya değinecek olursak; Bismarck Alman ordusunun savaş kanunlarına uymayarak imal ettiği devasa bir zırhlı gemidir,asıl ününü İngilizlerin meşhur gemisi Hood’u 5 atışta çok da kısa bir süre içinde batırması ile elde etmiştir.Daha sonra Bismarck’ı batırmak İngilizler adına bir onur mücadelesine dönüşecek ve koca zırhlının üzerine hatrı sayılır bir ordu göndereceklerdi.Ancak bu ordunun Bismarck’ı suya gömmesinin günler alacağı söylenmekteydi,gerçekte ise Bismarck saatler içinde batmıştır.Pek çok mürettebatın da dediğine göre geminin göbek kısmında almanlar saldırı esnasında bilinçli bir şekilde patlama yapmış ve gemiyi batırmıştır,James Cameron’da belgeselde daha çok bu gerçek üzerine yoğunlaşıyor.

Bismarck'ın yapım aşamasından görüntü
Geminin denize ilk çıkışından sulara gömülünceye kadar olan ömrünü Wikipedia sayfasından okuyabilir,dış bağlantılardan ayrıntılı batık ve öncesi resimlerine ulaşabilirsiniz.Gemi ile ilgili kara kedi efsanesi için: Unsinkable Sam
VN:F [1.8.6_1065]
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
Bu ara sınav ertesi,bayram tatili derken bol bol gezip kafa dağıttığım bir haftaya dönüştü,bu arada sinemalarda da uzun zamandır beklenen iki filmin(new moon ki şahsen pek beklediğim söylenemez ve 2012′nin bu filmler olduğunu belirtelim.)arasından lüzumsuzların en önde gideni sinema eleştirmenlerinin de gazı ile Yılmaz Erdoğan’ın Neşeli Hayat adlı filmine gitmiş bulunduk.IMDB veya diğer herhangi bir sinema sitesinde denk geldiyseniz filmin komedi filmi olması gerektiğini veya böyle bir bilgi ile sunulduğunu görmüşsünüzdür,aldanmayın film komedi filmi değil,dram da değil,aksiyon hiç değil.Öyle ise ne diyecek olursanız ben size şöyle söyleyeyim film tam bir TV filmi,sinema için tercih listeme pek de uygun değil benim için,ama kötü diye de nitelenecek vasıfsız bir film olduğunu söylemek acımasızlık olur.

neşeli hayat
Sinemaya gitmenize gerek yok demek sert gibi gelebilir ama,elinizde dümdüz giden ne sağa ne sola sapan,ne güldüren,ne ağlatan,hiç bir şekilde duygu bölünmesine yol açmayacak veya sinemadan çıkarçıkmaz aklınızda yer etmeyecek bir senaryo olduğunu düşünün,bu senaryoda ise Yilmaz Erdogan,Ersin Korkut ikilisi başrollerde kamera önünde,kalan bkm oyuncuları ise 5′er dakikalık toplam kamera önü parodileri ile karşınızda olsun,işte Neşeli Hayat bu kadar.Keçiboynuzu misali bir film,hele hele Yılmaz Erdoğan’ın en başarılı filmi,çok muhteşem tarzı yorum yapan Atilla Dorsay ve çetesinin kalemlerinin artık iyiden iyiye satılık olduğunu düşündüren film oldu gözümde Neşeli Hayat..Ha Yılmaz Erdoğan’ın filmdeki performansı çok başarılıydı denilse idi o başka,gerçekten farklı bir portre çizmiş,oyunculuğu zaten bildiğiniz üzere gayet iyi.
Bu kadar eleştirdin ama,ben dümdüz beni yormayacak,kafamı kurcalamayacak,beni ne çok güldürecek nede üzecek bir film arıyorum,konu,oyuncular,mesaj hiç bir şey mühim değil film olsun çıkınca da bir daha aklıma dahi gelmesin adı diyorsanız,işte o noktada Neşeli Hayat sizin filminizdir,gidin görün hatta kaçırmayın bu nitelikleri aramakta iseniz..
filmin tüm kadrosu: http://www.imdb.com/title/tt1523515/fullcredits#cast

VN:F [1.8.6_1065]
Posted 9 ay, 1 hafta ago at 21:15. Add a comment
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (2 votes cast)
Bir şeyler oluyor çevremde yazmıyorum yazamıyorum ki ondandır blogun tarih olarak ara ara geri kalışı,Aslında District 9 ve Paranormal Activity filmlerini izledikten sonra yazacaktım ancak sözlüklerde dolaşırken rastladığım London hakkında da bir kaç laf etmek istedim.London’ı izleme sebebim Jason Statham’in performansını merak etmem ve “imdb’deki 6.5 az daha fazlasını hak ediyor.” yorumlarıydı.Dediğim gibi 2005 yılı vizyona giren bu film 8.400 kişinin oylaması ile 6.5 ortalama tutturmuş ki,şunu da yeri gelmişken anlatmakta fayda var; IMDB filmlerin puanlarını yayınlarken “kullanıcı oy toplamları/toplam oy kullanan kullanıcı” sayısı formülüne göre iş yapmıyor,20 kişinin tam 10 puan verdiği bir filme başka bir kullanıcı 1 veriyorsa filmin ortalaması kullanıcı ağırlık kat sayısı tarzı eylemlere göre 5.2 veya 7.1 olabiliyor,bu yüzden filmleri de IMDB notları ile yargılayıp uzak durmak veya izlemek çok da mantıklı değil.

London Movie Poster
Filmin adı Jessica Biel‘in filmdeki karakter adından geliyor,yoksa Londra’nın puslu havasında geçen bir diyalog filmi değil,ancak bir tuvalet ve balkon diyalogları filmi olduğunu da söylemek gerek.Filmdeki 5-6 flashback hariç mekanlar çok sabit,bu tarz aksiyonlardan hoşlanmayanlar için iyi bir açı değil ancak çok da insanı yorduğunu söyleyemeyeceğim.Jessica Biel‘i sevmeyen biri için bile izlenilebilir bir film(ben pek haz etmem kendisinden.) ancak Jason Statham‘i de çekemem diyenler için pek zamanı devam ettirecek bir film değil,genelde diyaloglar Jason Statham ve Chris Evans arasında geçiyor,flashbackler de bu ikiliye ait.

statham ve evans
Ayrıca bu film için Statham’a saç ekmişler(peruk) bunu daha evvelde yapmışlardı ama ben statham’in kel olduğunu bildiğimden veya alıştığımdan mıdır nedir filmdeki peruk başarılı dahi olsa sürekli gözüme takıldı olmadı olamadı gözümde duruşu.

Evans ve Biel
Film hakkındaki detaylara girecek olursak;92 dakika uzunluğunda,Hunter Richards tarafından yönetmenliği yapılmış ve başrollerinde Chris Evans,Jessica Biel ve Jason Statham bulunmakta ayrıca ara rollerde tanıdık isimlerden Isla Fisher var.Montréal World Film Festival’ de ise 2005 yılında bir 3.lük elde etmiş.
VN:F [1.8.6_1065]
Posted 10 ay ago at 19:36. Add a comment
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
Boş vakit dizidir&filmdir benim için eğer yanlızsam,bu boş vaktit enflasyonunda yıllar evvel Lost‘a başlamıştım.Konuşacak insan yoktu o dönem hatch var,jack var,kate’de ne yapsın şeklinde.Belli ki insanlar mütemadiyen daha bir doluymuş benden.Pek çok dizide aynı yanlızlığı yaşamışlığım oldu,neyseki sonra bir akımdır herkes her diziyi izler olmuş ne güzel şeymiş boş vakitlerine kavuşmuş biri için reviewlere sağdan soldan bakmak falan,zaten dünyanın aksine spoiler seven biri olarak bugün izleyeceğim dizi hakkında pek çok bilgiye eriştim ve gün itibari ile The Mentalist‘e de başlamış olduk,henüz başlarda olduğumdan ahkam kesecek durumda değilim ne yazık ki.

The Mentalist
Ne diyorduk dizi&film..Çocukluğumun en büyük olayı G.I. JOE vizyona girmeden pek heyecanlandırmıştı beni,ne de olsa joelar çocukluğumuzun en ekşın içeren en bizi bizden alan çizgi filmdi,Storm shadow’un oyuncağını özellikle belirterek koca bir manga GI JOE askerini hala saklarım,barracuda’lar bir ton aparat ile kutuda da dursalar filme gitmeme yetecek de artacak kadar sebep oluşturuyorlardı.Fragmanlar uzun zaman evvel verildiğinde de güzel bir yapıma benziyordu hatta Dennis Quaid hakkaten ne kadar da General Hawk‘a benzemiş demiş heyecanlanmıştım.
Neticeye bakarsak Seans uymadığı için istediği filme gidememenin verdiği hüzün ile vakit geçirmek için GI Joe’ya girmiş bulunduk.Film başlarken en azından çizgi film ile paraleldir diye umsamda karakterler az çok çizgi filmdekine benzer ve isimleri dışında görevleri hatta birlikleri bile farklı mevzu çizgi filme benzer ama benim Brad Pitt ile olan yadsınamaz benzerliğim kadar.. Daha da bir benzerliği yok.Ayrıca Film kesinlikle belli bir yaş üzerine hitap etmiyor 13 yaş üzeri için sıkıcı bir 120 dakika salonlarda beklemekte,her sahne ekşın,her sahne teknolojik..Bravo..Zaten 90ların başında televizyondan GI Joe izlerken sırtından roket atan adamalara,uçan kaçan ninjalara,şekilli jetlere alışmıştıkta o karakterlerin hepsinin belli bir karizması,nüktedan tavırları vardı,filmde öküzden beter bir Duke,yavşak diye nitelendirilebilecek bir Ripcord var, tek memnun kaldığım karakter Storm Shadow oldu.Çok mu abartıyorum diye youtube’dan eski bir GI Joe bölümünü aradım ve izledim hiç de abartmamışım bir salon dolusu koca adam boşuna uyumuyor anlayacağınız.IMDB‘de 10/6.1 ile hakettiğinin çok daha üzerinde bir not almış filmimiz..Yapımcılara bu filmden çıkarılacak dersler şeklinde ; Channing Tatum‘a bir başka filmde şans vermemek ve 40′ına merdiven dayamış Marlon Wayans‘dan yeni bir Chris Tucker yaratma girişimine son vermek,”mümkünse kendisi kardeşleri ile sadece absürd film senaryoları yazmaya devam etsin” şeklinde uzun bir liste verebiliriz..

GI Joe olmamış..
GI Joe fiyaskosundan sonra Hangover ve A lot like love‘ı izleyerek oh çekmiş bulundum,her iki filmde vizyonda bulunmasada ikincisi “aşk gibi bir şey” şeklinde Türkçe’ye çevrilmiş olsa gerek.Diğer film ise 2 hafta kadar önce vizyondaydı ve “Felekten bir gece” gibi çevirmenlik katliamına kurban giden filmlerden biri olarak pek yakında dvd reyonlarında yerini alacaktır diye düşünüyorum.Yakında yine güzel bir arşiv derlemesi yapıp yayınlamayı düşünüyorum o vakte kadar hoşçakalın..
VN:F [1.8.6_1065]
Posted 1 yıl ago at 22:11. Add a comment
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (3 votes cast)
Bu aralar tarihin en yanlız dönemlerini yaşıyorum,ailem tatilde,kız arkadaşım 3 ay boyunca Hollanda’da,en iyi arkadaşlarım da erasmus vesilesi ile hepsi Türkiye dışına çıktı,iyidir hoştur Erasmus denilen durum ancak tanıdığım herkesin aynı anda bu vesile ile karasularından uzaklaşması beni yanlız bırakıyor..Bunca yanlızlık ve Home Alone durumu içinde geçen haftadan bu yana sinema ve diziler arası gidip geldim.

Ice Age 3
Öncelikle Buz Devri 3 3d,Teklif(Proposal) ve I Love You Man’e gittik,daha sonra ise kız arkadaşım için indirdiğim Gossip Girl’ün 2 sezonunu da izleyip bitirdim.Ice Age 3 ‘den başlayacak olursak,vizyona 3d gelen bir film olursa muhakkak 3d gitmek istememden ötürü bunu da aynı şekilde izleyelim dedik,Monsters vs Aliens hatta My Bloody Valentine ile kıyas yapılacaksa 3D bakımından vasat bir film,boşuna 3d için kasmaya gerek yok,zoraki bir boyut çalışması olmuş ve bilindiği üzere gözlükler parlak renkler ile pek barışık değil,buda ice age ile pek uyumlu olmamış,film her zaman olduğu gibi neşeli ve keyifli ilk 2 filmden herhangi birini beğendiyseniz bunu da aynı oranda seveceğiniz kesin.Ama 3D diye ısrarcı olmaya gerçekten gerek yok..IMDB puani 10/7.4

I Love You Man
I love you man,Abimin ısrarları üzerine izlediğim bir film oldu,değdiğini söyleyeblirim,How i met your mother’dan tanıdığımız (Marshall) Jason Segel başrolde,çerezlik ancak güzel bir romantik komedi denilebilir..Filmde kendini canlandıran Lou Ferrigno ise gerçekten 1996-97 yılları arasında Tv’de Hulk’ı canlandırmış bir aktör,Daha önce Forgetting Sarah Marshall’da rol alan Paul Rudd ise Jason Segel ile yeni bir Owen Wilson & Ben Stiller ikilisi yaratırlarmı bilinmez ancak kendisi Jack Nicholson,Reese Witherspoon ve Owen Wilson ile aynı filmde de rol almış,kış sezonunda vizyonda olacağını düşünüyorum,henüz belli değil.Film IMDB’de 10/7.8 puanda.

Teklif
Sandra Bullock yaşlanmadan bir romantik komedide daha rol almalıyım diyerek,aynı dertten müzdarip Scarlett Johansson ile evlenip beni şaşırtan aktör Ryan Reynolds ile kamera karşısına geçmiş ve Teklif ortaya çıkmış,açıkcası iki oyuncuyu da pek severim.Definitely, Maybe filmini pek beğendiğim Ryan abi – ki kendisi X-Men Origins: Wolverine’de deadpool(wade wilson)’a hayat vermişti,aynı origin serisinde şimdi deadpool adında bir filmde daha aynı çizgi karakteri canlandıracak.- Sandra Bullock ile iyi bir ikili oluşturmuş,filmdeki manzalar ve espriler hoş,romantik komedi sevenler için keyifli vakit geçirilebilecek bir film,Duygusuz patron Sandra Bullock ile idealist ve bunun için çok çalışan genç yazar Ryan Reynolds’ın yolları mecburen kesişir ve klişe olarak film gelişir,aşk meşk,tebessüm şeklinde ilerler..Film IMDB’de 10/7.2 puanda.

Gossip Girl
Kız arkadaşım Hollanda’ya gitmeden evvel benden rica etti ve henüz ikinci sezonu olan Gossip Girl’ü kendisine verdim,Genelde kızların izlediği ama netteki yorumlarda erkeklerinde gizliden göz attığı bir dizi diyebilirim Gossip Girl için,Kız arkadaşım dizi henüz çıkmamışken kitaplarını okuyup pek beğendiğini söylesede pek oralı olmamışım,geçen 4 gün içinde 2 sezonun tamamını izledim.Dizi klasik gençlik dizisi,pek eksisi artısı yok.Oyunculardan ise gelecekte daha çok göreceğimiz(en azından düzgün işlerde) en öne çıkan karakter Chuck Bass ile Ed Westwick.Vakti ile Pete and Pete’den tanıdığımız daha sonra Buffy’de de rastladığımız acilen evlenip yeni bir soy isim edinmesini istediğimiz Michelle Trachtenberg de dizide arz-ı endam etmekte.

Ed Westwick & Michelle Trachtenberg
Gossip Girl hakkında söyleyebileceğim bazı şeylere yakında değineceğim hikayeyin biraz daha ilerlemesi gerekli bunlar için,sezon 2′nin son bölümlerinde 30saniye kadar da olsa No Doubt grubunu gördüğümü de ekleyeyim,3.sezon itibari ile birşeyler daha yazmak istiyorum ama vakti ile Dawson’s Creek izlemiş memnun kalmışsanız ve Joey karakteri de bir benle olmadı diyenlerdenseniz Gossip Girl izleyin,o konuda dananın kuyruğunun koptuğu yerdir.Dizinin IMDB puani 10/8.
VN:F [1.8.6_1065]
Posted 1 yıl, 2 ay ago at 17:38. Add a comment
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
Facebook’ta gruplar var,Heath Ledger‘ın oynamış olduğu joker gelmiş geçmiş en iyidir gibilerinden,elbette filmi izledikten sonra vay vay vay demiş bireylerden biri olarak kısmen katılıyorum,ama be arkadaş 90′ların sonunda doğup Jack Nicholson abimin performansını izlemeden hem üye olup hem neden yorum yaparsın?Gidin muhattap olmamak şartı ile yorumları okuyun çok eğleneceksiniz.Tabi 3 Oscar aldıktan sonra Jack Abinin umrumudur kim daha iyi tartışmaları bilemem,keza Heath hazretleride mezarında “çok iyi oynadım lan hakkatten..” demiyordur.Benim bildiğim ilk Joker tarihte Jack Nicholson‘dır,pekde severek izlemiştim 89 yapımı Batman‘i.

vesikalık Robin-1966
Daha sonraki seriler beni pek de tatmin etmemişti zaten,Batman Begins‘e de sinemada gitmeyişimin sebebi artık cılkı çıktı demiş olmamdı nitekim yanılmışız,Dark Knight‘da seven sevmeyen baya ağzı açık oturuyordu salonda..Bunlara bende dahildim üstelik Heat Ledger’ın ölümü ve performansı da filmi izlemek için sebepler arasında yer alıyordu pek çoğu için..

Tarihteki ilk Joker'den girelim mevzuya
Nitekim benim bilmem ile Jack Abi kayıtlardaki ilk Joker olmuyor,IMDB kayıtlarına göre ilk Joker’i Cesar Romero canlandırmış.1907′de dünyaya gözlerini açan Cesar Romero,1994 yılında zatürreden aramızdan ayrılıyor. Aynı zamanda oyuncu 1960 yapımı ilk versiyon ocean’s eleven’da Duke karakterine can vererek,bilinen ilk Duke oluyor,bilgi gereksiz olduğu kadar da değersiz görüldüğü üzre.Kendisi hem televizyondaki hemde beyazperdedeki bilinen ilk Joker olma şansını 1966 yılında çekilen Batman filmine borçlu akabinde hemen hemen aynı kadro Tv dizisi için kolları sıvayıp 120 bölümlük bir Batman daha sahneliyorlar.

1966 yılındaki cast'den oyuncular
1966 yılında hayata geçirilen bu projedeki oyunculardan Adam West Batman‘e hayat vermiştir,ancak Bilinen ilk Batman 1943 yılındaki performansı ile Lewis Wilson‘dır. Burt Ward ise Dick Grayson yani bizim bildiğimiz adı ile Robin karakterini canlandırmıştı.

Batman ve Robin -1966-
Ancak 1966 ve 1968 yılları arasında Televizyonda 120 bölüm ile fırtına gibi esen Batman’i sevmek için bir başka neden daha var,o da senaristleri.Günümüzde hala yönetmenlerin,yapımcıların hala üzerlerinden ekmek yedikleri karakterlerin yaratıcıları veya sahnede ilk kez hayat bulmasını sağlayan kişiler.1966′daki diziden çıkan karakterlere baktığımızda meşhur penguin,komiser james gordon,joker,catwoman,egghead,mr.freeze‘i görebiliyoruz.Bildiğiniz üzere daha sonra bu karakterleri Danny DeVito,Arnold Schwarzenegger,Jack Nicholson,Heath Ledger,Gary Oldman gibi pek çok meşhur yıldız canlandırdı.

Mr.Freeze 1966'dan Arnold'a..
Yine bu ilklerin yaşandığı setlerde Batmobile de unutulmamıştı elbette,ancak günümüzdeki hırpani görüntüsünün yanı sıra eskiden daha bir klasik seven batman olduğunu görüyoruz,zırh veya bıçaklı jantlar o devirde hak getire konumunda olduğundan,alaşım jant ve kubbe cam batman’in tercihi olmuş.

Yazlık Batmobile 66'

Batmobil 66'
Yıllar sonra çizgi romanı,dizisi ve filmi ile fenomen olacak bu filmde-ki o dönemde popülaritesi gayet yüksek imiş- zamanla kendi karakterlerini ve yan filmlerini piyasaya çıkardı,sanırım yakında batman içinde originler çekimeye başlanacaktır.

66'nın deli cast ekibi

Robin'in ciddi aşamalar kat etmesi gereken yıllar

Kuaförden yeni çıktığı pek belli olan catwoman
Birde bu hafta izlediğim filmlerden romantik komedi sevenler için Definitely Maybe adlı filmi öneriyorum,başrollerinde Ryan Reynolds,Abigail Breslin,Elizabeth Banks,Isla Fisher,Rachel Weisz ve Kevin Kline gibi oyuncuların rol adığı film 2008 yapımı,çerezlik namına güzel vakit geçirebilirsiniz,yine başrollerinde Kate Hudson ve Anne Hathaway‘in rol aldığı Bride Wars‘da aynı ayarda bir komedi filmi,vakit geçirmek için izlenebilir.
VN:F [1.8.6_1065]
Posted 1 yıl, 2 ay ago at 00:12. Add a comment
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
Nedir yani?Steve Jobs‘un ve Bill Gates‘in Pirates of Silicon Valley‘de agzindan düsmeyen cümleleri,iyi bir sanatçi kopyalar,büyük sanatçi is çalar gibi oturtabiliriz.Neden bu filmi seçtim,sebebi Linux tabanli sistemlerden çok hoslanmamam ve Mac ile hasir nesir olmamam üzere genelde ikili konusmalarda yüzüme vurulmasidir,en son sigortami Microsoft‘un yatirmadigini ve filmi izledigimi söyleyerek uzaklastim bir tanesinden.

Pirates of Silicon Valley
Silikon Vadisinin Korsanlari seklinde Türkçe çevirisini yapabilecegimiz filmimiz aslinda bir televizyon filmi ancak,konu ve cast o kadar basarili oturtulmuski sinemada da gösterilse kimsenin yadirgayacagini zannetmiyorum,1999 yapimi 95 dakika süren bu film tahmin edilecegi üzere Amerikan yapimi.Basrollerinde Steve Jobs‘u canlandiran Noah Wyle, filmin büyük kismini agzindan dinledigimiz Steve Wozniak‘i canlandiran Joey Slotnick, Bill Gates‘e gerçekten benzemis ve aslinda tip olarak alakasi olmayan Anthony Michael Hall ve mükemmel derecede iyi oturmus Steve Ballmer ile John Di Maggio ve Paul Allen ile Josh Hopkins‘i görüyoruz.Aslinda Steve Jobs‘un ne derece büyük bir egoya sahip oldugunu bilmesem ve Bill Gates‘in ne kadar gösterissiz bir gençlik yasadigi hakkinda fikrim olmasada filmde ikisi de fazlasi ile abartilmis duruyor ancak göz yormuyor,Steve Ballmer karakteri bugünki ile birebir ayni,Paul Allen ise biraz daha soyutlanmis tasvir edilsede çok basarili olmus,oyuncularin karakter canlandirmalarindan tiplerine kesinlikle çok basarili olduklarini söylemek gerek.

Cast cidden sahane
Akabinde film Bill Gates,Paul Allen,Steve Ballmer’in Harvard, Steve Jobs ve Steve Wozniak’in Reed‘deki dönemleri ile baslayip devaminda Apple ve Microsoft‘un kurulusunda geçen süre ve Apple‘in sektörde lider konuma gelmesine kadar olan kismi isliyor,filmin son bölümlerinde Aplle ve Microsoft arasindaki husumet ve Steve Jobs ile Bill Gates arasindaki yalan gülücüklerin sebebine deginiliyor,Film Steve Jobs açisindan Apple‘dan kovulmasina kadar olan süreci izleyici ile bulustururken,Microsoft ekibi açisindan ise Bill Gates‘in çakalliklarinin doruklarinda son buluyor.Aslinda film tamami ile Steve Jobs‘un bile bile Bill Gates‘e lades olmasini konu aliyor,sektördeki binbir türlü dert ile basa çikan Apple belkide günümüzde tek dev üretici olacak iken Bill Gates ve Microsoft ekibine muhtaç olmamalarina ragmen kendilerini günümüzün en zengin yazilim üreticisi ve insani konumuna tasiyorlar,filmde birazda inanilmasi güç Gates kabiliyet ve ikna tekniklerini gördükçe insan sasiriyor,IBM gibi koca bir firmaya biraz ekstrem sartlarini kabul ettirmek,Steve Jobs gibi kimseye yol vermeyen büyük bir egodan istedigini almak gerçekten zor ve enteresan bir basari.

Jobs sevenler için sinir bozucu sahnelerden biri
Biyografik her türlü esere inanilmaz ilgi duydugumdan filmi de ayni keyifle izlemistim,zaten ilgili veya ilgisiz herkesin severek izleyeceginden de eminim,filmin sloganlarindan olan “true story of how Bill Gates and Steve Jobs changed the world” kesinlikle çok dogru,özellikle ayni bölümü paylastigim arkadaslarimdan blogu takip edenler var izlememis olanlara tavsiye ediyorum,yine az çok bilgisayar ile bütünlesmis herkesin ise asiri keyif ile izleyecegini garanti ederim.Izlemeden evvel karakterlerin gerçek yasamda nasil göründügünü merak edenler var ise veya filmdeki bazi sahnelerin orjinal versiyonlarini arsivlemek isterseniz yazinin sonundaki linkten derledigim dosyayi indirebilirsiniz.Film hakkinda türkçe kaynak olarak pek bilgi yok,zaten televizyon kökenli olmasi sebebi ile çok fazla izleyeni de yok ancak Türkçe alt yazi bulmak sorun olmuyor.

Bill Gates'in bu meshur pozunun sebebi de filmde
Filmin IMDB Sayfasi: http://www.imdb.com/title/tt0168122/
Film için Türkçe Alt Yazi: http://divxplanet.com/sub/m/5056/Pirates-of-Silicon-Valley.html
Film için derlenen dosya:
http://www.aydinbaltaci.net/tools/POSVarchive.rar
(Dosya içeriginde Oyuncular,Kim kimdir,filmden kareler,Gerçek hayattan kareler bulunmakta,boyutu 13.9 mb’dir.Genelde film klasörlerimin içinde yaptigim tarzda bir dosya sizde bu tarz arsivlemelerden hoslaniyorsaniz indirmenizi tavsiye ederim.)

VN:F [1.8.6_1065]
Posted 1 yıl, 3 ay ago at 17:18. 2 comments
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
Türkçe çevirisi Canavarlar Yaratiklara Karsi olan Aliens vs Monsters uzun süredir bekledigim bir filmdi.Fragmanlarini ilk izledigimde Bob karakterini çok begenmistim,filmde de bu karakterden beklentim yüksekti.Sinema salonu olarak Ankara‘da yasamakta olanlar için Ankamall AFM sinemalarini tercih ettik,iyi de yaptik aslinda. Ankara Büyülü Fener sinemlari da 3d hizmeti versede AFM‘nin daha basarili oldugunu söylemek mümkün(bu kiyaslamayi Sevgililer Günü Katliami-Büyülü Fener ile yaptigimi da belirteyim.),ancak yine de iki ögrenci biletine 30TL ödemek istemeyebilirsiniz.Fiyat farki hemen hemen iki katina çiksada bu filmi 3d izlemek normal sekilde izlemek ile kiyaslandiginda keyfide iki katina çikartiyor.

Afis
Filme her zaman oldugu üzre kiz arkadasim ile gittim,ben genelde Bob gibi karakterlere asiri sevgi besledigimden kendisi filme biraz ön yargi ile bakiyordu.Zamanla bende beklentilerimizi karsilayamayacak diye düsündüm,ama filmin girisindeki 3d sahneler çok doyurucuydu(devami da ayni performans ile gitseydi kesin görülmeli kategorisine girebilirdi uzun metrajli bir film olarak.) Bunun devaminda da film bir çocuk animasyonu denilemeyecek düzeyde devam ediyor,pekala çocukluktan çikmis biri de gidip filmden keyif alabilir.Ayrica Bob‘un ortaya çiktigi her sahne görülmeye deger.

Bob
Filmin orjinal seslendirmelerinde Reese Witherspoon (susan),Seth Rogen(Bob),Hugh Laurie (Dr.Cockroach),Will Arnett (Link) ‘i görebilmek mümkün.Türkçe seslendirmelerde ise(ön karakterler) Basak Köklükaya * ,Erkan Tasdögen * ,Ragip Savas * ,Fatih Özacun * yer almakta(sari linklerde resimler mevcut.).Yönetmen koltugunda ise Rob Letterman ve Conrad Vernon oturmakta.Filmde arada ince mesajlar da mevcut,orjinal seslendirmelerindeki esprilerin kismen degistirildigini de düsünsem çok siritmamis,özellikle Bob‘a hayran oldum,beyinsiz bir jeli bu kadar sevecegimi düsünmezdim:)Bob‘a filmde canavarlar tayfasindan Böcekozor,doktor kakalak,susan ve halka eslik ediyor,arada general,baskan ve derek karakterleri de filmde kendine yer bulmus.

karakterler
Film hafta sonunuzu keyifle geçirmenizi saglayacak kesinlikle,animasyonlardan hoslaniyorsaniz kaçirmamanizi tavsiye ederim.Tahminlere göre devam filmi de gelecege benziyor.Ancak salon seçerken özellikle 3d olarak izlemenizi tavsiye ediyorum,filmin izlenilebilirligini çok büyük ölçüde arttiriyor.iyi seyirler simdiden..
**Filmin IMDB sayfasi: http://www.imdb.com/title/tt0892782/
**Filmin fragmani: http://www.apple.com/trailers/dreamworks/monstersvsaliens/

VN:F [1.8.6_1065]
Posted 1 yıl, 4 ay ago at 03:20. Add a comment
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
Lost izleyicilerinin yakinen takip ettigi John Locke hakkinda yazmak nereden aklima geldi bilmiyorum ama bir film,dizi veya tiyatro dahi izlerken en çok ilgimi çeken seylerden birinin oyuncu performanslari olmasinin bunda bir etkisi oldugu açik.Az evvel kurdugum dünyanin en uzun cümlesinin aksine bu sefer yazimi daha çok fotograflar ile süslemeyi düsündüm.Ne de olsa John Locke‘u canlandiran aktör Terry O’Quinn‘i geçmisteki fotograflari kadar iyi anlatmak pek olasi gözükmüyordu.
John Locke/Lost
Aslinda bu performans meselesinin yaninda herkesin bildigi üzere Lost‘un karakter oyuncularinin pek çogu meshur ara oyunculardan olusuyor.mesela Charlie karakterini canlandiran Dominic Monaghan daha evvel Yüzüklerin Efendisi‘nde bir elfe hayat verirken,Michael karakterini canlandiran Harold Perrineau Matrix‘de Nebukadnezzar adli gemiyi kullanan Link idi,Naveen Andrews; Sayyid Jarrah olmadan evvel English Patient‘de arz-i endam eylemisti,Jin‘i canlandiran Daniel Dae Kim ise Spider Man 2‘de yine sinema salonlarinda çekik çekik bizi kesiyordu,Evangeline Lilly de Kate olmadan evvel Freddy vs Jason‘da figuran olarak rol almis,bundan bir sene kadar sonra ise fenomen olacak bir dizide hatri sayilir bir role sahip olacagini elbette tahmin edemezdi(eder miydi?),Ben‘i canlandiran Michael Emerson Saw serisinin ilki ve Unfaithful‘da karsimiza çikmisti,hatta Mr.Eko karakteri ile söhret olan Adewale Akinnuoye-Agbaje;Jim Carrey ile Budala Dedektif’te rol almisti.

Terry Abi Star Trek'de
Daha buraya eklemedigim pek çok örnek var aslina,yani Lost‘un cast ekibi isini iyi yapmis ve yardimci rollerdeki oyunculardan pek çok öncü ve baskin oyuncu elde etmisler.Bu noktada her birini ayri ayri incelerseniz Mr.Eko‘nun gerçek hayatta Londra Üniversitesi‘nde Hukuk okudugunu veya John Locke‘un aslinda bodyguard oldugunu hatta Lost’un 5. sezon 11. bölümünde bir Türk‘ün (Deniz Efe Açikgöz) de rol alacagini görebilirsiniz.

Terry Abi Saçli iken
Tüm bunlarin yaninda bana en enteresan geleni Jin Kwon‘u canlandiran Daniel Kim‘in Michael Jackson‘in klibinde(Black or White) degisen yüzlerden biri olmasi(ki bu bilgi IMDB kaynakli olmasina ragmen klibi izledim ancak göremedim dogrulayan baska bir kaynak daha da yok) ve People dergisinin yasayan en seksi erkekler listesine girmesi oldu.

Ince biyikli Terry Quinn
Bu ve daha pek çok oyuncunun geçmis islerini incelediginizde gerçekten de sasirtici ve bir o kadar da eglenceli sonuçlara ulasabiliyorsunuz.Resimlerde ana tema olarak John Locke‘u seçme sebebime gelince kariyerinde en fazla degisim geçiren oyuncu ve Lost ‘da 5 sezondur baskinligini yitirmemis olmasi örnek verilebilir,Türk Milleti olarak merakli olmamizdan nasibimi almam da bir teori olarak yerini koruyacaktir elbette.Hayir merakli degiliz! gibi milli çikis yapacaklara Dizinin 11.bölümünde çok çok 2 sahne de görebilecegimiz Deniz Efe Açikgöz‘ün IMBD Sayfasinin bir haftada imdb sartlarinda(ziyaret sayisinin oranina göre bu popülerlik artip azaliyor) 4,238% popülerlik artisi aldigini söyleyebilirim.Bu ne demek diyenler için söyle aciklayayim;Oscar haftasinda Benjamin Button ile sükse yapan Brad Pitt‘in sayfasinda bu oran %20 iken Oscar‘i kazanan Sean Penn‘de %25 idi,Deniz Efe‘de ise %4.238.Anlayacaginiz meraktan öte bir durum bizimkisi.John Locke‘a hörmetlerimi yollayarak yazimi burada noktaliyorum.Umarim okurken keyif almissinizdir,tekrar görüsmek üzere.
Düzeltme: Lost‘ta bir Türk oynayacagina dair yazdigim satirlarin 28 subat tarihi ile gercek disi oldugu ortaya cikti,detaylar için: http://kisalink.com/e970912/


VN:F [1.8.6_1065]
Posted 1 yıl, 6 ay ago at 03:40. Add a comment
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
Bazen geç kalsamda eninde sonunda isler olacagina variyor,geçen haftadan elde ettigim 2 gec kalmislik yasanmisliklari ile devam ediyorum..
Yeni haftaya da gün itibari ile girmistik,gecen haftanin okullarin acilis haftasi olmasi bile canimi sikmamisti.Son bir hafta icinde yaptiklarima baktigimda 2 yeni sey gözüme çarpiyor.Öncelikle uzun zamandir kullanmam-kullanmayacagim diye girip girip çikis aldigim last fm‘e daha fazla dayanamadim,iyiki de dayanamamisim bir haftadir uyurken bile last fm arsivim ile uyuyorum diyebilirim(derim nitekim öyle.).Mesela ben bu yaziyi yazmaya baslarken arka fonda foo fighters – best of you çalmaktaydi,gerçekten güzide bir sistem bütünü last fm,begendiginiz sanatçilari arsivinize ekliyorsunuz veya sanatçinin parçalarini..Bunun neticesinde arsivinizi çaldiginizda bu parcalar ve ayarinda müzik yapan bir radyonuz oluyor diyebiliriz,isterseniz aylik 2.5 euro ücret karsiligi sevdiginiz parca listenizi veya olusturacaginiz herhangi bir listeyi de çalabilmektesiniz,ayrica “profilime kim bakti!” manyakligina sahipseniz bu avantajinizda oluyor.

Last.fm Logo
Bunlarin yani sira ücretsiz mp3‘lere ulasabilmeniz veya sanatçilarin albümlerini satin alabilmeniz de mümkün,veya sevdiginiz sanatçilarin hikayelerinide genellikle türkçe dilde okuyabilirsiniz,mesela su an arka fonda çalmakta olan Why does it always rain on me adli Travis parçasinin hikayesi pek bir hosuma gitmisti.Travis‘in Ingiltere‘de bir konserde bu parçayi seslendirirken günlük güneslik bir havada birden yagmur yagmaya baslamasi sonucu popülerligini arttirdigini biliyor muydunuz?Bu ve bu gibi hikayelere de göz atmaniz mümkün,bunun yani sira en popüler Türk sanatçi veya grup kim derseniz; Duman,Mor ve ötesi,Teoman,Tarkan siralamasi ile gitmekte oldugunu söyleyebilirim.Bütün bir Last.fm alemindeki en popüler grup ise Coldplay.

Last.fm play ekrani
Last.fm‘de arsivinizi olusturma isleminiz bittikten sonra play ekraninda çalmakta olan parçalar ile keyif yapabilirsiniz,bunun yani sira sag sütünda benzer sanatçilarin sayfasi da gösterilmekte bu arsivinizi genisletmek icin çok basarili bir yöntem.Arsivinizde bulunan sanatçilarin konserlerini veya diger aktivitelerini “etkinlikler” sayfasindan takip edebilirsiniz.Çok isterseniz arkadaslarinizi bulup,profilinizdeki arkadaslar sekmesine onlari ekleyebilir veya mesajlasabilirsiniz.Hatta arkadaslariniz ile müzik uyumunuzu dahi yine Last.fm üzerinden profillerine giris yaparak görebilirsiniz,ancak bu son özellik icin arsivinizin yeterli sayida sanatci icermesi gerekmekte. Yine arkadaslarinizin arsivlerinide kendi arsiviniz gibi çaldirabilmeniz mümkün.

Last.fm istatistikler
Son olarak ekleyebilecegim,last.fm üye oldugunuz günden bu yana kaç parça çaldiginiz,hangi sanatçi daha çok çalinmis,en çok dinlediginiz parça,hangi gün hangi saat hangi parçayi dinlediginiz gibi bir kaç istatistik de tutmakta bazen incelemek keyifli olabiliyor.Ve yine “Komsu” sekmesinden müzik zevki sizinkine yakin olan üyeleri görebilmektesiniz.Keyifli vakit geçirmeniz dilegi ile..
The Shawshank Redemption
Uzun zamandir imdb‘de görüp görüp üsendigim için izleyemedigim film olarak aklimda yer etmisti The Shawshank Redemption.Kendileri IMDB.com’da 10/9.2 gibi bir oy ile ( 408,357 kisinin verdigi oy sonucu) Top 250 Movies seçeneginde bir numarada bulunmakta idi.1994 yapimi bu filmi izleyen diger yapimlar ise 1972 yapimi efsanevi film Godfather 1,74 yapimi Godfather 2 ve birde günümüzden örnek verecek olursak 2008 yapimi The Dark Knight.

The Shawshank Redemption
The Usual Suspects‘in final sahnesine hayran olan biri olarak (söz konusu film ayni siralamada 10/8.7 ile 22.sirada yer almaktadir.) The Shawshank Redemption‘in da final sahnesini merak etmekteydim,ayrica filmin bu kadar çok oy sayisina ragmen 9.2 gibi bir ortalama tutturmasi beklentilerimi de arttirmisti.Her sey bir yana film Stephen King‘in kisa bir öyküsünden sinemaya uyarlamaydi.Tek süphede kaldigim yer ise Tim Robbins‘in performansi idi,zaten yardimci roldeki aktör Morgan Freeman‘in filmde her sekilde sov yapacagini tahmin etmek zor degildi.

The Shawshank Redemption
Filmler hakkinda spoiler vermekten çok hoslanmadigim için diyebilecegim tek sey Stephen King yine yazmis ve film 450 bin kisinin verdigi ortak kaniyi kesinlikle hak ediyor.Tim Robbins hayatinin rolünü aldigi bu filme de ihanet etmeden hakkini veriyor,Morgan Freeman her zamanki gibi mükemmel. Her sekilde Stephen King hayrani olan abim ve zaten en sevdigi yazar Stephen King olan ben filmi daha uzaktan tarafsiz bir sekilde izlemeye calistik ve kesinlikle herkese hitab edebilecek bir film oldugunu ve finalinin ise harika oldugunu rahatlikla söyleyebilirim.

Morgan Freeman
Filmin fiziki yapisina göz atmak gerekirse,basrollerde:Tim Robbins,Morgan Freeman,Bob Gunton,William Sadler yer almakta.Film 94 yapimi dahi olsa Türkiye‘de vizyona girisi Mart 1995‘i bulmus.Stephen King‘in “Rita Hayworth and Shawshank Redemption” adli kisa romanindan uyarlanmis.7 dalda Oscar‘a aday da olmus.Son olarak da filmin yönetmen koltugunda Frank Darabont oturmakta.Kendisinin Stephen King hayrani oldugunu söylemek yalan olmaz nitekim Frank Darabont ayni zamanda hem Shawshank Redemption hemde Green Mile adli Stephen King öykülerini senaryolastiran kisidir.
Film 1994 çikisli oldugu için Dvd’sini Dost kitabevi‘nde 10 TL gibi bir fiyata bulabilirsiniz.Ve son olarak 9.2 ortalama sahibi bu film için 408 bin kisinin bir bildigi varmis diyerek yazimi sonlandiriyorum.Tekrar görüsmek üzere.

VN:F [1.8.6_1065]
Posted 1 yıl, 6 ay ago at 05:12. 2 comments