VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
4 ay kadar kendi blogumda yazmayarak kendi rekorumu kırmış dahi olsam sebebi okul ve başka işlerle daha çok vakit geçirmemdir,aslında arşiv olarak ekleyecek çok konu biriktirmiştim ama bir süre daha kendi blogumu güncellemeyeceğim,bu arayı ise www.geekfield.net adresinde değerlendirmeyi düşünüyorum.Uluç Bilecen ile düşündüğümüz ve ortak geliştireceğimiz bir adres olmasını istiyorduk, neyseki geekfield ile bu açığı kapatmış oluyoruz.Teknoloji ve programlama üzerine yazılar yazdığımız geekfield’de dışarıdan gelen yazılar da kabul edilmekte..Bir süre kadar www.geekfield.net‘de yazmaya devam edeceğim..
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 2 ay, 3 hafta önce 03:09. Yorum Ekle
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
Genelde kullanıcılarının bana göre lüzumsuz fanatiklikleri ve özgüven fışkırması yaşamakta olan Steve Jobs sayesinde apple firması ipod shuffle gibi saçmadan da öte ürünleri piyasanın çok üzerinde fiyatlara satmayı becermiştir,nitekim macbook veya kalifiye diğer ürünleri bu tanımın dışında kalır.iPad’de çıktı çıkacak derken tanıtım ve apple resmi sitesindeki kendi sayfasına sahip olması üzerine çok ses getirdi.iPad nedir? diyecek olanlar için aslında pazarı değiştirecek netbookları rafa kaldırması beklenen apple’ın iphone ve touch serisinden gelen meşhur multitouch vb. özelliklerini barındıran tablet pc’dir diye tanımlayacakken,apple’ın her daim yaptığı kırpmalar sonucu bir yere koyamadığımız kendi çapında bir ürün olarak göze çarpan tabletimsi olmuş.

apple iPad
Öncelikle özelliklerine değinmek gerek;
iPad’in bellek versiyonu ve 3G sahibi olup olmamasına göre değişen fiyatları var.şöyleki:

açıklanan Amerika pazarı fiyat listesi
Öncelikle 499$ bir apple firmasına ait bir ürün heleki tablet için ağızların sularını akıtabilir ancak iPad tam olarak bir tablet sayılmaz ve bu cihazın ülkemizdeki satış fiyatı 1.200 civarı(başlangıç) olacağını düşününce 16GB belleğe sahip,flash,java,usb bellek,kamera,divx dosyalarınızı oynatamaması,okumak istediğiniz herhangi bir pdf veya e-book’u app store’dan satın almak durumunda olmanız size de saçma gelmiyor mu,tüm bunları yapamadığı gibi birde sunduğu 16GB bellek tam manası ile komik..Yani şu an için iPad ve iTouch 16GB serisi arasındaki tek fark ekran boyutu oluyor.

Fanboyların serzenişi
Ayrıca tablet denmemesinin bir diğer sebebi de cihazın işletim sistemi iPhone OS’a emanet,yani tüm can sıkıcı durumların haricinde elinizde Mac OS yerine iPhone OS ile çalışan geniş ekranlı tuhaf bir alet olacak,Cihazı merak edenler için daha evvel iphone veya itouch kurcalamış biri iseniz merak edilecek bir yenilik kesinlikle yok..neredeyse aynı ekran(home screen biraz büyük ve göz boyuyor 10″ sebebi ile),ikonlar,aynı özellikler..
Teknik açıdan ise bir iki güzelliği mevcut;
**öncelikle 9.7″ LED ve multitouch destekli bir ekranı var,el izinizin kalmaması için yağ kaydırıcı bir doku ile kaplanmış,

steve jobs ve elde avuçta duruşu
**wireless ve Bluetooth’u mevcut,3G’li modelin bağlantı konusunda – sayılabilecek herhangi bir durumu yok,zaten aklınıza gelebilecek herhangi bütün band yollarını destekliyor,3G’li modelda GPS’de var ancak düz olanında mevcut değil,
**1Ghz Apple A4 işlemcisi var buna alenen leş demek mümkün ancak aletin yapabilecekleri 4 duvar ile kısıtlı olduğundan sizi üzmeyecektir ta ki app store’da cihazınızı kasacak uygulamaları görünceye kadar işte o noktada apple zaten iPad 3Gs vari bir ürün çıkarmış olacaktır..
**Safari browser var..
**kamera yok,harici bir bellek girişi yapamıyorsunuz,içeride sıkıştınız kaldınız olsun app store herkese yeter,free uygulamalar bitince 0.5 cent diye gidersiniz sonrasında ilişki kuvvetlenir..
**En güzel özelliği ise bana göre 10 saate kadar gittiği iddaa edilen batarya ömrü uzun yolculuklarda bile film,müzik,Wlan konusunda tatmin edecektir,ama her tuttuğunu izleyemediğinden ötürü yine bir iç sıkıntısı bırakıyor..
tüm bunların neticesinde; apple netbook veya tablet pc sayılamayacak bir işlemci ve işletim sistemine sahip,app store’a buyrun eden tuhaf bir alet yapmış apple..tüm bunlara cevaben piyasada çok daha yoğun özgürlük tanıyan bazı şov özellikleri eksik olsa dahi amaca hizmet eden pek çok alternatifi olacağıda kesin,bir iki adaya bakmak gerekirse;

HP Slate
Nefretimi ağır bir şekilde kazanmış firma HP’ye gidiyoruz,Hp prototip olarak tanıttığı HP Slate ile pazarda en az iPad kadar ilgi göreceğe benziyor,henüz ortada şudur budur şeklinde netlik kazanmış bilgileri dolaşmasada windows 7 altyapısı kullandığı ve dokunmatik ekran üzerinden yönetileceği kesinlik kazanmış durumda.Windows ve dokunmatik ekran her daim kullanıcılarının ağzında acı bir tat bıraksada bu kadar da hödük olamayacaklarını ve bu sefer kullanıcı tarafından takdir ile karşılanan bir cihaz bekliyorum şahsen ms mühendislerinden.HP Slate’in ekranı apple ürünlerinden alışık olduğumuz multitouch özelliğini de destekleyecekmiş,ekran boyutu iPad’dan 0.3″ kadar büyük olacak ve 3G,Wi-fi desteği de bulunacak,fiyat olarak ise beklentim iPad ile hemen hemen aynı olacağı veya çok ekstra bir platformda maksimum 1.5 katı kadar bir meblağ civarında seyredecektir.

HP Slate
HP’nin yanı sıra piyasa şekillendikten sonra büyük ihtimalle Asus’da pay almak isteyecektir,samsung,acer gibi ikinci oyuncularda daha az maliyete sahip ürünlerle kendilerine yer edincektir.Sony ve Toshiba’nın ise proje içinde bir çalışması varsa bile şu vakte kadar sesleri çıkmadı..En nihayetinde benim görüşüm tablet pclerin apple’ın bu atağı sonucu hayatımızda çok daha fazla yer oynayacağı,hatta otobüs ve uçaklardaki laptop şekillilerinin kendilerini tabletlere emanet edeceğini bile görebiliyorum..işin en son noktası ise gittigidiyor’da iPad 16GB full program+film şeklindeki yurtdışından geldi satışları olacaktır..tabletler mağzaları doldurana kadar esen kalın efenim..
**apple iPad hakkında resmi bilgi: Apple iPad
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 7 ay, 1 hafta önce 17:54. 2 yorumlar
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 5.5/10 (2 votes cast)
Ankara’da yapılacak eğlenceli iş daimi kısıtlı olduğundan,yeni bir uğraş,eğlence aracı vesileye ortak olduğunda genelde haberi çabuk yayılır.Yılbaşından 2-3 hafta kadar önce açılmış yanılmıyorsam CEPA’daki FunPark içinde bulunan 5d motion theatre kısmı.ben yılbaşından bir hafta kadar evvel gitmiştim bu vakte kadar yazacaktım ama fırsat olmamış.Öncelikle nette bir resmi,nediri değili yok bu mekanın.Yanlızca divxplanet’de motion theatre anlatımı yapılırken benzer bir resim kullanılmış bende aynı adresten alıntı yaparak burada yayınlıyorum;

cepadaki sistemle aynı olmasada benzeri
Resimdeki mekan ile cepadaki hemen hemen benzer,bu kabinin dışında birde ekran var ve siz içerideyken gece görüşü şeklinde dışarıdan tepkileriniz görülebiliyor,:)çok fazlada dağıtmamak lazım anlaşılan,4 kişilik kabine girerken 3d gözlüklerinizi alıyorsunuz,ön koltuklara oturmanızı tavsiye ederim çünkü arka koltuklar mevzuya biraz sığıntı olarak kalıyor.10′a yakın senaryodan ilk kez binecek olanlara snow coaster(yanılmıyorsam üzerinden bir ay geçmiş) senaryosunu öneriyorlar,başlangıç için güzel sayılabilir.daha sonra 5 dakika kadar süren buzlu raylardaki yolculuk başlıyor,oturduğunuz platform hareketli ve ara ara ön taraftan köpük sıkılıyor bu ön koltuktakiler için hoş olsada arkadan çok enteresan gözükmüyor.Ani dönüşler ve düşüşler senaryoların güzel yönleri ama dikkat edilecek bir diğer hususta senaryodan ne beklediğiniz,yani snow coaster’da bol platform hareketi görürken 3d olarak tam anlamı ile tatmin olamayabilirsiniz ancak başka senaryolarda durumun tam tersi olduğunu da duydum,eğer gidecekseniz önceliğinizi belirtip fişinizi alırken görevliden bilgi almanızı tavsiye ederim.Fiyat konusuna gelince 5 dakika kadar süren 5d kabininde maksimum 4 kişi aynı anda binebiliyorsunuz ve kişi başı ocak 2009 itibari ile 6TL kadar bir ücreti vardı.
Çok aşırı beklentiler ile gitmediğiniz takdirde daha çok eğlenebileceğenizi söyleyebileceğim Ankara-Cepa Fun Park(en üst katta sinemanın karşı koridorunda)görülmeye değer.

VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 7 ay, 2 hafta önce 00:55. 2 yorumlar
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
Bu ara yeni yıldı ıvırdı zıvırdı derken vakit hızlı geçti,avatar&yahşi batı hakkında nette zibil gibi yazı olduğundan pek de bir şeyler karalayasım gelmedi,onun yerinde evde geceleri attığımız filmlerden gideyim istedim..Bu ara South Park’a ilk sezondan yeniden sardım,toplamda 13 sezon ile hala devam eden çizgi filmin ilk sezonları da dönemin şartlarına taş attığından izlemesi ayrı zevkli.Henüz 3′ü yeni bitirsemde eski bölümler pek çok şeyi hatırlatıyor,cadılar bayramında Korn’un konuk olduğu bir bölüm var,head ise hala grupta o dönemler,Mr. Garrison henüz makyaj yapmamış kendi ile çelişiyor,pek çok soru işareti mevcut,ayrıca rally oyununu oynayanlar izledikçe “haaa” sesini de çıkartacak vakti ile dikkat çekmeyen pek çok diyalog 2. izleyişte gülme sebebi oluyor,yoğun şekilde tavsiye ediyorum.

south park
Bunların dışında eski filmlerden hudson hawk’a henüz sıra gelmesede pek bir merakla onu da izlemeyi bekliyorum.Abimin Dünya Savaşları ve model uçak tutkusu sebebi ile edindiğimiz Bismarck belgeseli de şu sıralar gösterimde olan Avatar’ın yönetmeni James Cameron‘ın elinden çıkmış.Belgeselin IMDB puanı 7.5,92 dakika uzunluğunda ve bismarck’ın yaşayan 2 mürettebatının konuşması ile açılıyor,devamında da titanic’in de enkazını bulan robert ballard’ın yerini belirlediği batığa dalış gerçekleşiyor,aslında bismarck’ın İngilizler tarafından değil almanların bizzat kendi tarafından batırıldığına dikkat çekiliyor.

Bismarck
Kısaca konuya değinecek olursak; Bismarck Alman ordusunun savaş kanunlarına uymayarak imal ettiği devasa bir zırhlı gemidir,asıl ününü İngilizlerin meşhur gemisi Hood’u 5 atışta çok da kısa bir süre içinde batırması ile elde etmiştir.Daha sonra Bismarck’ı batırmak İngilizler adına bir onur mücadelesine dönüşecek ve koca zırhlının üzerine hatrı sayılır bir ordu göndereceklerdi.Ancak bu ordunun Bismarck’ı suya gömmesinin günler alacağı söylenmekteydi,gerçekte ise Bismarck saatler içinde batmıştır.Pek çok mürettebatın da dediğine göre geminin göbek kısmında almanlar saldırı esnasında bilinçli bir şekilde patlama yapmış ve gemiyi batırmıştır,James Cameron’da belgeselde daha çok bu gerçek üzerine yoğunlaşıyor.

Bismarck'ın yapım aşamasından görüntü
Geminin denize ilk çıkışından sulara gömülünceye kadar olan ömrünü Wikipedia sayfasından okuyabilir,dış bağlantılardan ayrıntılı batık ve öncesi resimlerine ulaşabilirsiniz.Gemi ile ilgili kara kedi efsanesi için: Unsinkable Sam
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 8 ay önce 19:52. Yorum Ekle
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 8.3/10 (4 votes cast)
ML Programlama konusundan devam;
aldığım notlar kadar örnekleri buraya da geçirmeye çalıştım yukarıda linki verilen giriş konusundan compiler(derleyici)linkine ulaşıp kurulumu yaptıktan sonra komutları çalıştırabilirsiniz.
ML tanım örnekleri:
17;
val it=17:int için;derleyicide 17 komutunu girdiğinizde karşılık olarak val it’de girilen değerin bir belirli adı olmayışından kaynaklı “val it” kullanılmakta bu değerin =17 olduğu ve type’ının integer(tam sayı) olduğunu belirtir.diğer bir örnek:
2+3;
val it=5:int
Ml’de negatif işaretli sayıları karşılamak için tilda(~) kullanılır.~3 gibi,ayrıca tanımlı operatörlere göz atacak olursak; div , mod , abs , + , – , / , * ve ~ . Fakat / ile integerlar(tam sayı) üzerinde işlem yapılamadığını da not düşelim.
operatorlar için örnek vermek gerekirse; 3/4′ün Ml üzerinde 3div4 şeklinde gösterildiğini söylemek yeterli olacaktır.
Ayrıca typelar her zamankinden daha önemli bir yer tutuyor Ml üzerinde,işleme giren typelar aynı türden olmalı ve sonucu da yine aynı type üzerinden vermelidir,int ve int işleme girebilir ve sonuç integer olarak çıkar.
String:
**örn:
“Hello”;
val it= “Hello”:string
size “Hello”;
val it=5:int
List mantığı:
Listleri Ml’de arraylere benzetebiliriz,tek farkı indexi olmayışı yani yanlızca ilk elemana access edebilmemizdir.
list kullanımı:
**örn:
[1,2,3];
val it=[1,2,3]:int list
["me","you"];
val it=["me","you"]:string list şeklinde homojen(aynı tipte eleman bulunduran) listeler oluşturabilmemiz mümkün ayrıca; 2 listeyi veya bir elaman ile bir listeyi birleştirebiliyoruz bunuda bir örnek ile açıklamak gerekirse;
**örn:
1::[2,3];
val it=[1,2,3]:int list veya
5::3::nil; burada nil empty listdir.yani 3::nil’in karşılığı [3]‘dür.sonuç olarak 5:: ile 3::nil ‘in karşılığı;
[5,3] olur.
val it=[5,3]:int list
birde listteki index yok açıklamasının yanına head ve tail’ide ilave etmek gerekli:
[1,2,3] listesi örneğimiz olsun bu listede head=1 ve tail=[2,3]‘tür yani baş ve kalan şeklinde ayırıyoruz.[2,3] için head=2 tail = 3 olur.Ve [3] için ise head=3 tail=nil(empty list)’dir.
Yine bir eleman ve listeyi birleştirmeyi örneklemiştik 2 ayrı listeyi birleştirmek için ise @ işaretini kullanacağız örnek vermek gerekirse:
**örn:
[1,2]@[5,4];
val it=[1,2,5,4]:int list olur.

tarlamı da koyarım gözüm renklenir nereye kadar fonksiyon değil mi okur..
Fonksiyonlar:
fun f(x)=x+1;
val f=fn:int->int burada f fonksiyonun adıdır,fn fonksiyonu gösterir,int ise parametrenin type’ıdır burada int diye özellikle belirtilmese bile x+1′de 1 int olduğu için ve daha evvede Ml’de işlem gören elemanların aynı type’da olmak zorunda olduklarını söyledğimizden otomatik olarak x’i de int olarak algılar. ->int ise return type’ı gösterir.birkaç örnek ile devam edelim:
**örn:
fun f(x)=x+1;
val f=fn:int->int burada f fonksiyonun adıdır,fn fonksiyonu gösterir,int ise parametrenin type’ıdır burada int diye özellikle belirtilmese bile x+1′de 1 int olduğu için ve daha evvede Ml’de işlem gören elemanların aynı type’da olmak zorunda olduklarını söyledğimizden otomatik olarak x’i de int olarak algılar. ->int ise return type’ı gösterir.birkaç örnek ile devam edelim:fun f(x)=x+1;f(2);
val it=3:int bu fonsiyonu ilk örnek olarak yazmıştık alt satırda f(2) ile fonksiyondaki x parametresine 2′yi yolladık ve işlem sonucunu en alt satırda 3:int olarak aldık diğer fonksiyon örneklerine göz atmak gerekirse:
fun square(t)=t*t;
val square=fn:int->int örneğinde return type’ın integer olduğunu görüyoruz bunun sebebi matematiksel operatörlerde Ml’in otomatik olarak type’ı int almasıdır.
listedeki ilk elemanı gösteren bir fonksiyon yazalım:
**örn:
fun first(head::tail)=head;
val first=fn:a list->a
first ([5,7,3]);
val it=5:int
Listenin son elemanını gösterecek olan bir fonksiyon yazalım ama listelerde index yoktu bunun için head ve tail olarak listeleri ayıracağız ve son olarak elimizde nil(empty list) kalıncaya kadar listeyi bölmeye devam eden bir fonksiyon yazmamız gerekli:
**örn:
fun last(h::nil)=h|
last(h::t)=last(t); çalışma şeklini örnekle inceleyecek olursak :
last([5,7,3]);
h=5 ve t=[7,3] olur,head ile işimiz olmadığından tail ile aynı işlem devam edecek:
last([7,3]);
h=7 t=[3]
last([3]);
h=3 t=nil artık tail’de nil’e ulaştığımıza göre listenin son elemanını bulmuşuz demektir.
val it=3::nil
Fonksiyon örneklerine devam edecek olursak,bir listenin elemanlarının değerlerini birer arttıralım:
[1,2,3] listesini [2,3,4]‘e dönüştürmek için kullanacağımız fonksiyonu yazalım:
**örn:
fun incr(nil)=nil|
incr(x::y)= x+1::incr(y); çalışma şekline şöyle bir göz atacak olursak:
incr([1,2,3]);
x=1
y=[2,3] ve
2::incr([2,3])
x=2 ve y=[3]
3::incr([3])
x=3 ve y=nil
4::incr([nil])
2::3::4::nil => [2,3,4] şeklinde liste dönüştürülmüş olur.
Ml fonksiyonları hakkında kalan örnekleri ve diğer konuların tanımlarına daha sonra devam edeceğim,yine daha ayrıntılı bilgiye ulaşmak için ilk konuda verdiğim tutorial içeren resmi adresi kullanabilirsiniz,Ml için türkçe kaynak veya yardım veren bir içerik ne yazıkki ben bu yazıyı yazarken yoktu..

VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 9 ay önce 21:25. 2 yorumlar
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
Bu ara sınav ertesi,bayram tatili derken bol bol gezip kafa dağıttığım bir haftaya dönüştü,bu arada sinemalarda da uzun zamandır beklenen iki filmin(new moon ki şahsen pek beklediğim söylenemez ve 2012′nin bu filmler olduğunu belirtelim.)arasından lüzumsuzların en önde gideni sinema eleştirmenlerinin de gazı ile Yılmaz Erdoğan’ın Neşeli Hayat adlı filmine gitmiş bulunduk.IMDB veya diğer herhangi bir sinema sitesinde denk geldiyseniz filmin komedi filmi olması gerektiğini veya böyle bir bilgi ile sunulduğunu görmüşsünüzdür,aldanmayın film komedi filmi değil,dram da değil,aksiyon hiç değil.Öyle ise ne diyecek olursanız ben size şöyle söyleyeyim film tam bir TV filmi,sinema için tercih listeme pek de uygun değil benim için,ama kötü diye de nitelenecek vasıfsız bir film olduğunu söylemek acımasızlık olur.

neşeli hayat
Sinemaya gitmenize gerek yok demek sert gibi gelebilir ama,elinizde dümdüz giden ne sağa ne sola sapan,ne güldüren,ne ağlatan,hiç bir şekilde duygu bölünmesine yol açmayacak veya sinemadan çıkarçıkmaz aklınızda yer etmeyecek bir senaryo olduğunu düşünün,bu senaryoda ise Yilmaz Erdogan,Ersin Korkut ikilisi başrollerde kamera önünde,kalan bkm oyuncuları ise 5′er dakikalık toplam kamera önü parodileri ile karşınızda olsun,işte Neşeli Hayat bu kadar.Keçiboynuzu misali bir film,hele hele Yılmaz Erdoğan’ın en başarılı filmi,çok muhteşem tarzı yorum yapan Atilla Dorsay ve çetesinin kalemlerinin artık iyiden iyiye satılık olduğunu düşündüren film oldu gözümde Neşeli Hayat..Ha Yılmaz Erdoğan’ın filmdeki performansı çok başarılıydı denilse idi o başka,gerçekten farklı bir portre çizmiş,oyunculuğu zaten bildiğiniz üzere gayet iyi.
Bu kadar eleştirdin ama,ben dümdüz beni yormayacak,kafamı kurcalamayacak,beni ne çok güldürecek nede üzecek bir film arıyorum,konu,oyuncular,mesaj hiç bir şey mühim değil film olsun çıkınca da bir daha aklıma dahi gelmesin adı diyorsanız,işte o noktada Neşeli Hayat sizin filminizdir,gidin görün hatta kaçırmayın bu nitelikleri aramakta iseniz..
filmin tüm kadrosu: http://www.imdb.com/title/tt1523515/fullcredits#cast

VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 9 ay, 1 hafta önce 21:15. Yorum Ekle
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
Ankaralı olmama rağmen kırk kere de önünden geçsem bir blogda okuyana kadar hiç gitmemiştim geçen seneye kadar Cafemiz’e ,Ankara’da karumun üzerine doğru uzanan Arjantin Caddesinde bulunan çok şık bir cafe&restaurant Cafemiz.Gidiş tavsiyesi karidesli noodle üzerineydi bundan sonraki gidişlerimde de hep aynı tarife üzerinden yürümüştüm,bu sefer farklı bir şekilde görmeme arkadaşlar ile yaptığımız brunch vesile oldu,bu yazıyıda nereye gitsek diye vakti ile düştüğümüz ikilem üzerine yazayım istedim,belki kararsız kalanlara yardımcı olur.

Cafemiz Ankara
Öncelikle Cafemiz ayarlanmadan önce,bahçeli liva gibi alternatiflerimiz vardı yazı tarihi itibari ile brunch 30 tl civarı seyrediyor liva’da ,yemeklerinin hoşluğu kalitesi tartışma konusu dışında bile olsa park yerinden tutunda Cafemiz’in atmosferi ile kıyasladığınızda çok geride kalıyor Liva,Cafemiz’de brunch fiyatı 28tl olarak belirlenmiş.Park yeri sorununu ise kapıdaki Vale çözüyor,yer olmadığı vakit ayrılan az ilerdeki bir alan kullanılıyor.

buda kalan hatıralarımızdan
klasik bir brunch menüsü var Cafemizin,ekstra yemek olarak köri soslu tavuk,kızartmalar,içli köfte gibi alternatiflerin haricinde tatlı reyonundaki ekler de çok güzel,içecek menüsü de elma,portakal,vişne suları ve çay.Mekan genel olarak beyaz ve antika eşyalar ile döşeli olduğundan ayrı bir huzur da veriyor,ayrıca arjantinde pek rastlanmayan bahçe özelliği de var,çalışanlarda çok ilgili ve kibarlar.Yemeğimizi yerken Okan Karacan ve Emin Çölaşan’da mekandaydı bir Ankaralı için tv veya basın yüzlerinden birini görmek sizi beğenerek izliyoruz el sallamasına eşit olduğundan bu da keyif verici bir detay olarak aktarılabilir,en azından kapıdan içeri girişlerde “aaa bakın bakın” moduna girerek an”g”aralı olduğumuzu da tecsilledik.Eğer bir toplu buluşma veya brunch düşünüyorsanız Cafemiz kesinlikle göz önünde bulundurmanız gereken bir seçenek,mekanının 3d gezinti ve detaylı fotoğraflarına ayrıca rezervasyon numaralarına kendi web sitesinden ulaşabilirsiniz,brunch hafta sonları saat 11-14.00 arası devam etmekte Cafemiz’in web sayfası ise: http://www.cafemiz.com.tr/

VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 9 ay, 1 hafta önce 23:48. 1 Yorum
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
Davetiyeler ortalıkta gözüktüğünden beri bir fırtınadır gidiyor,wave davetiyem var içerisi çok eğlenceli ama vermem tarzı söylevler.Ekşisözlükte dahi google wave başlığının altı 10 adet davetiyem var isteyenler mesaj ile ulaşşınlar şeklinde giriler ile dolu ama genel olarak hepsi edit:tükendi şeklinde bitiyorlar.Google’a davetiye için daha evvel istekte bulunmuştum,sonunda elime 8 adet davetiye ile beraber ulaştı 1 tane davetiye de elimde kaldı,gün içinde yolladığım davetiyeler sahiplerine 1 2 saat gecikme ile ulaştı,hepside xxx@googlewave.com şeklinde kullanıcı isimleri ile contact listimde yerlerini aldılar.

google wave genel görünüm&anket örneği
öncelikle googlewave tek tabanca takılırım sonradan açılırımcılar için uygun bir ortam değil,mutlaka burada var olmanızı sağlayacak yada en azından bu sistemi kullanmanız açısından var olmak durumunda olan bir contact liste ihtiyacınız olacak.en azından benim gördüğüm ve bildiğim kadarı ile public topicler yok,contact listinizden gelen iletilerle(wave deniyor bu noktada bu iletilere)sistem içinde belli başlı aksiyonlara dahil oluyorsunuz,mesela bir yeni wave yaratan arkadaşınız bir yazı yazıyor veya içine birde anket ekliyor daha sonra + butonu ile dalganın yayılacağı kişileri contact listinden seçiyor,bu şekilde gönderilen ileti sizin inbox’ınıza düşüyor daha sonra orta şeritte yer alan gelen kutunuz(inbox)üzerinden iletiyi seçip en sağ seritte görüntülüyorsunuz,reply(cevapla) veya gönderilen ankete katılıp toolbar’da bulunan ve daha fazlasını da ekleyebileceğiniz extension(eklentiler) ile daha fazla aksiyonu cevaplarınızda kullanabiliyorsunuz,ancak cevap yazarken veya bir döküman üzerinde çalışırken aynı zamanda dalga içinde bulunan kullanıcılarında anlık olarak ne yazabildiğinizi gördüklerini unutmayın.

videochat örneği
video chat açılışı çok hoş,masada kendinize bir yer edinip karşı tarafında sanal olarak oturmasını bekliyorsunuz,videochat googlewave’i ilk açtığınızda karşınıza gelen sistem iletisinin içindeki extensions kısmından eklentilerinize ayrıca install etmeniz sonrasında kullanıma açılıyor.”Google Wave extensions” linki sayfanın az aşağısında kalıyor dikkat etmek gerek ararken.

sudoku örneği
sudoku ise Google Wave extensions kısmından daha sonra sizin tarafınızdan install edilmesi gereken bir eklenti,sudokuyu da oynamak için new wave–>toolbar’dan …’ile sudoku’ya tıklamanız ve contact listinizden arkadaşınızı seçmeniz(tek başınıza da oynayabilirsiniz.)yeterli oluyor..şimdilik ana eklentiler çok zengin değil ama zamanla inanılmaz boyutlara ulaşacağı belli,pek çok kullanıcı bazlı geliştirilen yazılım buraya kayacak gibi görünüyor,eğer yeterli kullanıcı sağlanırsa facebook’un oyunlarından çok kişili herhangi bir aksiyon ile elde ettiği hiti aynı silah ile ellerinden alınması pek şaşırtıcı olmaz.

inbox ikonları
çok fazla sayıda kullanıcı şimdilik wave’de gezinmediğinden efektif bir şekilde kullanmak mümkün olmuyor,şimdilik arkadaşlar arası gezen deneme iletileri ve eklentileri denediğimiz gönderiler ile birbirimize gereksiz işler çıkardığımız bir ortam oluşturmuş durumdayız,davetiye göndermek istiyorum diyorsanız üye girişi yaptıktan sonra “invite others to google wave” şeklinde başlayan ve inbox içerisinde yer alan gönderiye tıklayıp mail adreslerini yazmanız yeterli olacaktır ama gönderilen davetiyeler biraz geç ulaşıyor bunu da bilmenizde fayda var.zamanla yeni wave yazıları gelecek gibi ama önce ortamın biraz kalabalıklaşması gerek.. daha fazla bilgi ve tanıtım videosu için:
https://wave.google.com
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 9 ay, 1 hafta önce 22:44. Yorum Ekle
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
Blogumun yayına girmesi ile 16 şubat 2009′dan beri kendimi ara ara tatmin etmem arasındaki uyum tartışmasız beni gayet memnun ediyor,uzun bir süredir de burada birtakım şeyler karalamışlığım olduğundan bunun istatistiğinide pek çok insan gibi GoogleAnalytics ile tuttuğumu söyleyeyim,geçenlerde inceleme yaptım ve burda da sonuçları paylaşmak istiyorum enteresan detaylar var nitekim..en çok hangi tarayıcıdan,hangi işletim sisteminden,anahtar kelimeler ve hangi şehirlerden sonuçlarının tamamını olmasada ufak bir kısmını özet geçmek istiyorum milat açısından..
tarayıcılar:

Firefox %37 ile önde
içerik performansı(en çok hit alan sayfalar,titlelar):

google etkisi göze çarpıyor index bir numara
ülkeler:

Türkiye,ABD,Almanya şeklinde klasik bir sıra var
Türkiye içi hit dağılımı:

İstanbul ve Ankara başı çekiyor
ve geldik anahtar kelimelere,günlük şeylerden öte tasarım,oyun,program,dizi ve sinema ağırlıklı bir blogunuz varsa ziyaretçi sayınızda buna oranla düşük olacaktır ancak bir gün facebook alanadı şeklinde bir yazı yazacak olursanız haftalık hitlerinizin %200 civarı artacağından şüpheniz olmasın,facebook domain’de google’da arka sıralarda listelensem bile yinede yüksek sayıda hit ile geldiklerini söyleyebilirim ki yazımın tagleri hit uğruna konulmuş olsa idi bu sayının daha da fazla olacağını söyleyebiliriz.

hit getiren kelimeler
hit demişken günlük 30 ortalama ziyaretçi,20 benzersiz giriş ile mütevazi boyutlarda bir blogum var,ancak “jack nikılıs kimdir” hatta ve hatta “oğuz kaan destanını ne şekilde yazarsam düzgün not getirebilirim” , “batmen joker kim” tarzı aramalar ile de akın akın insan geliyor 1 veya 2 kişi değiller yani..adam google da derman arıyor resmen aleni soru soruyor karşılığının ben olmam ise daha da korkunç,mütevaziyiz derken maksimum günlük 85,benzersiz 83 kişi ile de site hitmi almışım görelim:

maksimum hit
ve son olarak ise işletim sistemlerine göz atalım;

isletim sistemleri
daha pek çok ayrıntıya sahip google analytics elbette,bunlarda kendi istatistiklerimin ufak bir bölümü,en azından kendim yazıp okumadığımı biliyorum bu sayede,zaten fifa soccer manager tarzı dosya bırakmadığım başlıklar haricinde çok aşırı da feedback alamıyorum konular itibari ile,size de tavsiyem büyük yada küçük çaplı herhangi konudaki web sitenizde istatistikleri tutup ara ara göz atmanızdır.. tekrar görüşmek üzere..
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 9 ay, 2 hafta önce 08:39. Yorum Ekle
VN:F [1.8.6_1065]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
uzun zamandır boşluktan çoğunlukla dizi&film girileri içinde kaybolmuşum,son dönemlerde çok da coder bir ruha sahip olmasamda ML ile haşır neşir olma durumunda kaldım,Türkçe dilde bir kaynağı geçtim evrensel olarak dahi örnek bulmanızın çok zor olacağı bir dil ML.Dilin ortaya çıkışı 1970′li yıllara rastlıyor,geliştiricisi ise Edinburgh Üniversitesi eğitim görevlilerinden Robin Milner.

Robin Milner
ML’in geliştiricisi Milner hayatı boyunca profesör ünvanına sahip olamasada,ACM Turing ,Edinburg Üniversitesi Bilim Topluluğu ödülü gibi ödüllere layık görülmüştür. Akabinde geliştirdiği dil hala Edinburgh ve benimde eğitimini aldığım zibilyon sayıdaki okulda Functional Programming adı adı altında öğrencilere yol göstermesi açısından öğretilmektedir.C ve C++ hatta Java temeli ile yola çıkanlarda kasis görevi görse dahi fonksiyonel programlamanın 3.göz olduğunu unutmamak gerekir.smlnj adlı adresten compiler ve tutorial pdflerine ulaşılabilir,derleyicisi direkt bir kurulum dosyası olarak geliyor ve daha sonra dos üzerinden kullanılabiliyor.başlattan da çalıştırabileceğiniz gibi,çalıştırda sml komutu da size derleyiciyi görüntülüyecektir.function örnekleri ve list mantığı hakkındaki notları ise daha sonra konuyu genişleterek elimden geldiğince anlatacağım.
edit:örnekler ve konunun devamı için tıklayalım
VN:F [1.8.6_1065]
Yayınlanma: 10 ay önce 19:55. 1 Yorum